Okullar açıldı, Diyarbakır’da kırtasiyelerin önünde ve içerisinde yoğunluk başladı.

Velilerin ellerinde listeler…

“Şu yayınevinin matematik kitabı, bu markanın Türkçe soru bankası, şu kitabın fen kaynağı…”

Liste uzadıkça uzuyor.

Tam da burada basit ama önemli bir soru ortaya çıkıyor:

Madem devlet öğrencilere ücretsiz ders kitabı dağıtıyor, neden veliler bir de yardımcı kitap almak zorunda hissediyor?

Milli Eğitim Bakanlığı, 2026-2027 eğitim öğretim yılı için 283 milyondan fazla ücretsiz ders kitabının hazırlandığını açıkladı. Bakanlık ayrıca kendi hazırladığı yardımcı kaynak ve dijital eğitim materyallerini de öğrencilerin kullanımına sunuyor.

O halde mesele şu:

MEB'in dağıttığı kitaplar öğrencinin eğitim ihtiyacını karşılamıyor mu?

Eğer karşılamıyorsa, neden karşılamıyor?

Konu anlatımı mı yetersiz?

Soru sayısı mı az?

Yeni müfredata uyum konusunda sorun mu var?

Yoksa sınav sistemi öğrencileri daha fazla soru bankası ve deneme kitabına mı yönlendiriyor?

Bunların açıkça konuşulması gerekiyor.

Çünkü bugün bir veli çocuğunun geri kalmaması için yardımcı kitap almak zorunda olduğunu düşünüyorsa, “ücretsiz eğitim” kavramının ekonomik boyutunu da tartışmak gerekiyor.

Üstelik burada yalnızca kitap parasından söz etmiyoruz.

Bir öğrenci için birkaç farklı dersten yardımcı kaynak alındığında toplam maliyet yüzlerce, hatta bazı aileler açısından binlerce liraya ulaşabiliyor.

Dar gelirli bir aile için bu ciddi bir yük.

Daha da önemlisi, yardımcı kitap gerçekten yardımcı mı, yoksa eğitim sisteminin görünmez bir zorunluluğu mu?

MEB'in 2026-2027 eğitim öğretim yılı genelgesinde, Bakanlık tarafından ücretsiz dağıtılan kaynaklar dışındaki materyallerin okullarda kullandırılmaması, velilerin belirli markalara veya yüksek maliyetli ürünlere mecbur bırakılmaması ve velilere maddi yük oluşturacak uygulamalardan kaçınılması açıkça belirtiliyor.

Yani mevzuatın söylediği oldukça net.

Peki sahadaki tablo neden farklı algılanıyor?

Diyarbakır'da kırtasiyelerdeki yoğunluk bize bu soruyu sorduruyor.

Veliler neden ellerinde kitap listeleriyle dolaşıyor?

Bu listeler gerçekten tamamen velilerin kendi tercihi mi?

Yoksa bazı öğrenciler, yardımcı kaynak almayan arkadaşlarına göre geride kalacaklarını düşündükleri için mi bu kitaplara yöneliyor?

İşte asıl araştırılması gereken nokta burası.

Bir başka önemli konu da kitapların niteliği.

MEB'in kendi açıklamalarına göre Bakanlık dışında hazırlanan ve gerekli incelemelerden geçmeyen yardımcı kitapların okullarda okutulmasına izin verilmemesi gerekiyor.

O halde velinin önüne onlarca farklı yayınevi ve kitap çıktığında şu sorunun cevabı da net olmalı:

Bu kitaplardan hangisi gerçekten gerekli?

Çünkü eğitim, velinin satın alma gücüne göre farklılaşmamalı.

Bir öğrencinin ailesi beş farklı soru bankası alabiliyor diye o öğrenci daha avantajlı hale gelmemeli.

Başka bir öğrencinin ailesi yalnızca temel okul ihtiyaçlarını karşılayabiliyor diye çocuk eğitim yarışının gerisinde kalmamalı.

Burada öğretmenleri veya kırtasiyecileri suçlamak kolaycılık olur.

Öğretmen farklı kaynakları öğrencinin öğrenmesini desteklemek amacıyla önerebilir.

Kırtasiyeci de kendisinden talep edilen ürünü satar.

Ama sistemin tamamına bakmak zorundayız.

MEB kitapları yeterli mi?

Eğer yeterliyse, yardımcı kitaplara olan bu yoğun talebin nedeni nedir?

Yeterli değilse, neden ücretsiz dağıtılan temel kitaplar öğrencinin bütün eğitim ihtiyacını karşılayacak şekilde hazırlanmıyor?

Ve en önemlisi:

Bir öğrencinin başarılı olabilmesi için ailesinin ayrıca ne kadar para harcaması gerekiyor?

Belki de artık “yardımcı kitap almalı mı, almamalı mı?” tartışmasının ötesine geçip daha temel bir soruyu sormanın zamanı geldi:

Ücretsiz eğitim gerçekten yalnızca kitabın ücretsiz verilmesi midir?

Yoksa öğrencinin o kitabın yanında ihtiyaç duyduğu bütün eğitim desteğine, soru bankasına, denemeye ve materyale ekonomik durumuna bakılmaksızın ulaşabilmesi mi?

Diyarbakır'daki kırtasiyelerde yaşanan yoğunluk, bu soruların yeniden ve daha yüksek sesle sorulması gerektiğini gösteriyor.

Çünkü eğitimde fırsat eşitliği, yalnızca her öğrencinin sırasına ücretsiz kitap bırakmakla değil, o kitabın öğrencinin ihtiyacını gerçekten karşılayıp karşılamadığıyla da ilgilidir.