Medicana International İstanbul Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Deniz Arslan, meme kanserinde genetik değerlendirmeye ilişkin açıklamalarda bulundu. Arslan, doğru hastaya doğru zamanda genetik test yapılmasının hem tedavi sürecini hem de aile bireylerinin gelecekteki sağlık takibini etkileyebileceğini söyledi.
Ailede kanser öyküsü olmaması riski ortadan kaldırmıyor
Kalıtsal meme kanseri riskinin değerlendirilmesinde hastanın tanı yaşı, tümörün özellikleri, kişisel kanser geçmişi ve ailedeki kanser öyküsünün dikkate alınması gerektiğini belirten Arslan, yalnızca aile öyküsüne bakılmasının bazı hastaların riskinin gözden kaçmasına neden olabileceğini ifade etti.
Arslan, “Bir hastanın ailesinde daha önce meme veya yumurtalık kanseri görülmemiş olması, tek başına kalıtsal risk bulunmadığı anlamına gelmez. Hastanın kendi kanserinin özellikleri ve yaşı da genetik değerlendirmede dikkate alınmalıdır.” dedi.
Genetik sonuç tedavi ve cerrahi kararları etkileyebilir
Genetik testlerin meme kanserinde yalnızca gelecekteki riskleri öngörmek amacıyla yapılmadığını aktaran Arslan, bazı genetik değişikliklerin mevcut tedavi planında da belirleyici olabildiğini kaydetti.
Özellikle BRCA1 ve BRCA2 gibi genlerdeki değişikliklerin bazı meme kanseri hastalarında sistemik tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesinde rol oynayabildiğini belirten Arslan, genetik test sonuçlarının cerrahi yaklaşımın belirlenmesinde de dikkate alınabileceğini söyledi.
Genetik bilgi aile bireyleri için de önem taşıyor
Kalıtsal bir genetik değişikliğin tespit edilmesinin yalnızca hastayı değil, aile bireylerini de ilgilendirdiğine dikkati çeken Arslan, bazı genetik değişikliklerin meme kanserinin yanı sıra yumurtalık, pankreas ve prostat kanseri gibi farklı kanser türleriyle ilişkili olabileceğini belirtti.
Arslan, hastada tespit edilen genetik değişikliğin uygun aile bireylerinde hedefe yönelik testlerle araştırılmasının, risk taşıyan kişilerin daha erken yaşta ve daha yakından takip edilmesine imkan sağlayabileceğini ifade etti.
“Genetik test benim için uygun mu?”
Türkiye’de meme kanseri tedavisinin bir parçası olarak genetik danışmanlık ve test süreçlerinin daha etkin kullanılmasının önemine işaret eden Arslan, özellikle aile öyküsünün eksik olduğu hastalarda daha kapsamlı risk değerlendirmesine ihtiyaç olduğunu belirtti.
Arslan, meme kanseri tanısı alan hastaların yaşını, tümör özelliklerini, kişisel kanser öyküsünü ve aile geçmişini tedavi ekibiyle değerlendirmesinin genetik test gerekliliğinin belirlenmesine yardımcı olacağını söyledi.
Meme kanseri tanısı alan hastaların tedavi ekiplerine “Genetik test benim için uygun mu?” sorusunu yöneltmesini öneren Arslan, zamanında yapılan genetik değerlendirmenin hem tedavi planını hem de risk taşıyan aile bireylerinin gelecekteki sağlık takibini etkileyebileceğini kaydetti.




