Medicana Sağlık Grubu Kardiyoloji Bölümü'nden Doç. Dr. Zafer Işılak, kalp sağlığının yalnızca belirti ortaya çıktığında değerlendirilmesinin yeterli olmayabileceğini ifade etti. Özellikle yüksek tansiyon ve kolesterol gibi bazı risk faktörlerinin uzun süre herhangi bir belirti oluşturmadan ilerleyebildiği belirtildi.
Kalp hastalığı farklı belirtilerle ortaya çıkabilir
Kalp hastalıklarının mutlaka şiddetli göğüs ağrısıyla başlayacağı düşüncesinin yanıltıcı olabileceğini belirten Işılak, daha önce yaşanmayan nefes darlığı, efor kapasitesinde düşüş, göğüste baskı veya sıkışma, çarpıntı, baş dönmesi ve bayılma gibi şikayetlerin dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Bazı kalp kaynaklı sorunların mide bölgesinde rahatsızlık, bulantı ya da sırta ve çeneye yayılan ağrı şeklinde de kendisini gösterebildiği ifade edildi. Özellikle yeni başlayan, tekrarlayan veya nedeni açıklanamayan şikayetlerin sağlık profesyonelleri tarafından değerlendirilmesinin önem taşıdığı vurgulandı.
Kadınlarda belirtiler farklılaşabiliyor
Kalp hastalıklarının kadınlarda ortaya çıkış biçiminin farklı olabileceğine de dikkat çekildi. Kalp krizinin yalnızca erkeklerde görülen ve her zaman klasik göğüs ağrısıyla başlayan bir durum olmadığı belirtilirken, kadınlarda nefes darlığı, olağandışı yorgunluk, bulantı, terleme veya göğüste baskı gibi şikayetlerin öne çıkabileceği aktarıldı.
Risk faktörleri belirti vermeden ilerleyebilir
Uzman değerlendirmesine göre tütün kullanımı, hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme, fazla kilo, diyabet, yüksek tansiyon ve yüksek kolesterol kalp-damar hastalıkları açısından önemli risk faktörleri arasında bulunuyor.
Kalp sağlığının korunması için düzenli fiziksel aktivite yapılması, dengeli beslenme, tütün ürünlerinden uzak durulması ve sağlıklı vücut ağırlığının korunması öneriliyor. Bunun yanında tansiyon, kolesterol ve kan şekeri değerlerinin düzenli şekilde takip edilmesinin de kardiyovasküler risklerin değerlendirilmesinde önemli olduğu belirtiliyor.
Ailede erken yaşta kalp-damar hastalığı öyküsünün bulunmasının da risk değerlendirmesinde dikkate alınması gerektiği ifade edildi. Uzmanlar, kişinin kendisini iyi hissetmesinin tek başına kalp sağlığının iyi olduğu anlamına gelmediğini, risk faktörlerinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.





