Önümüzdeki Cuma günü İslam âleminin ilk bayramı olan Ramazan bayramı idrak edilecek ve Ramazan ayı sona erecek. Ancak bu yıl idrak edilecek bayram, önceki yıllardaki gibi Müslümanlar için kan ve gözyaşından ibaret oldu. ABD ve İsrail gibi terör devletlerinin neden olduğu bu kan ve gözyaşı İslam coğrafyasında mutlu bayramların yaşanmasını engellerken, yüzbinlerce Müslüman Ürdün, İran ve Gazze semalarında yağan bombalar ile ölümü bekleyecek.

Bunun haricinde Afrika kıtasında açlığın, yoksulluğun ve iç savaşların gölgesinde milyonlarca Müslüman kardeşimiz buruk bir bayram sabahına uyanacak. Savaşın, açlığın, yoksulluğun gölgesinde olan milyonlar için bayram yine bir umut olarak gerçekleşecektir. Çünkü Müslümanlar, bolluk ve şölene talim olan değil, birliği arayanlardır. Müslümanlar batılı emperyalistler gibi dünya nimetlerini ön plana alan değil, sonsuzluk arayışı içinde olan ve sonsuz bir mutluluğun kapısını aralamak isteyenlerdir.

Müslümanların gönlünü yaralayan ise birlikten yoksun olmak ve batılı emperyalistlerin saldırılarına karşı topyekun karşı koyamamaktır. Beyrut semalarında halen ölüm yağıyor ve bunun karşısında ihtiyarlar ellerinde tespih ve kuran – ı Kerim ile dua ediyor, zulmü soğukkanlılık ile karşılıyor. Çünkü emperyalistlerin batıl inançları ve dünyevi hırsları karşısında Müslümanlar dik durmayı ve onurlu davranmayı seçiyor.

Bayram Demek

Bayram toplumsal birliğin, hoşgörünün ve yardımlaşmanın simgesidir. Ancak bayram bize toplumsal birliğin, hoşgörünün ve yardımlaşmanın yılda birkaç kez olmadığını da hatırlatır. Ancak bayramların şölen havasında geçen bir şey olmadığını kabul etmek bu hatırlamayı anlamanın ilk koşuludur.

Aksine bayramları yeni bir başlangıç olarak görmek gerekiyor, toplumsal dayanışmanın ve birliğin sürekli hale getirilmesi için bir fırsat olarak değerlendirmek gerekiyor. Bayramlar bize dünyevi bağlılıktan sıyrılmamızı hatırlatan bir durumdur. Çünkü bayram tıpkı ahiret ve dünya arasındaki benzerliği anlatır.

1 ay boyunca açlığa, susuzluğa ve her türlük zorluğa sabır etmek, dünya yaşamına sabır etmeyi simgelerken, bayram ile birlikte gelen rahatlık, ahiretin sonsuz güzelliğini hatırlatır. Bu yönü ile bayramları aslına, anlamına ve işaret ettiği şekle uygun biçimde idrak etmek gerekiyor.

Bayram aynı zamanda bireysel ve toplumsal yaşamdan iyiliğin merkeze alınmasıdır. Zekat, fitre ve sadakaların aksatılmadan verilmesi ise en önemli husustur. Maddi zorluk içerisinde yaşayan kardeşlerimizi, ekonomik açıdan rahata çıkarmak üstümüze düşen en önemli görevdir.

Hep birlikte temel dileğimiz ve duamız bu bayram ile birlikte Müslümanların birlik ve dayanışma ruhunun sürekli hale gelmesidir ve ABD, İsrail gibi terör devletleri başta olmak üzere batılı veya doğulu olduğu fark etmeden yayılmacı ve sömürgeci devletlere ve milletlere hep birlikte karşı koymaktır