İslamiyet, Allah’a teslimiyettir. Aynı zamanda insanlığı içinde barındıran; esenlik, barış ve huzur dinidir. İnsan, Allah ile yakınlık kurabilen, akıl ve irade sahibi bir varlıktır. İslamiyet’in çerçevesi de tam olarak bu insanlık anlayışıdır.

Kâinatta varlığımızı sürdürüyorsak, yaşantımızın da İslamiyet’in özüne uygun olması gerekir. Odak noktamız insani değerler olmalıdır. İslamiyet; insana değer veren, ahlak eksenli ve hayatı tamamlayıcı bir dindir.

İslamiyet, akıl ve irade ile bütünleşmiş bir özgürlük dinidir. İnsanı; düşünen, sorgulayan, irade sahibi bir varlık olarak ele alır. Hem ruhî hem de fizikî yönüyle insanı bireysel ve toplumsal boyutlarıyla değerlendirir. İslamiyet’e göre insan davranışları; faydalı olanı tercih etmeyi, zararlı olandan uzak durmayı esas alır.

İslam dini, Allah’a yöneliştir. İnsanı doğruluğa, dürüstlüğe ve iyiliğe çağırır. Dünyada ahlaki bir düzenin tesisi, İslamiyet’in ilkeleriyle mümkündür. Onun kuralları, toplumun huzur ve nizam içinde yaşamasını sağlar.

İslamiyet’e inanmış bir Müslüman; erdem ile ahlak arasında güçlü bir bağ kurar. Hakikati kavramaya çalışan, yaşamını insanlaşma süreci içinde olgunlaştıran örnek bir şahsiyet olmaya gayret eder. Allah’ın yasakladıklarından uzak durur, iradesine hâkim olur ve özü itibarıyla insani bir yaklaşımı benimser. Başka varlıklara zarar vermez.

Müslüman, akıl sahibi bir varlık olarak İslamiyet’i kabul etmiş; rehber olarak Kur’an-ı Kerim’i ilke edinmiştir. İnsan, hayvanlardan farklı olarak akıl ve vicdan sahibidir. Ancak dış görünüşü insan olsa da, iç dünyasında vahşet taşıyan kimseler de vardır.

Nitekim son yıllarda dünya kamuoyuna yansıyan Jeffrey Epstein olayı, insanlık adına büyük bir utançtır. Küçük çocuklara yönelik istismar iddiaları ve ahlaki çöküş, insan kavramının nasıl yozlaşabileceğini göstermiştir. Böylesi vahşetleri işleyenleri insan olarak nitelendirmek mümkün müdür?

İnsan; değer sahibi bir varlıktır. İnsanlığa karşı suç işleyen, masumlara zarar veren kimseler, insanlığın yüz karasıdır. Bu tür vahşi eylemleri ve insanlık onurunu ayaklar altına alan her türlü suçu insanlık adına lanetliyorum.

İslamiyet’e göre üstünlük; Allah’a yönelmekte, O’na iman etmekte ve güzel ahlakı kuşanmaktadır. Peygamberler, insanlığa doğru yolu göstermek ve toplumsal krizleri aşmak için gönderilmiştir. İnsanlığın anlamını yitirdiği, hukukun yok sayıldığı, aklın sustuğu her dönemde ilahi rehberliğe olan ihtiyaç daha da artmaktadır.

İnsanlık onurunu korumak, ahlakı yaşatmak ve adaleti savunmak hepimizin ortak sorumluluğudur.