Diyarbakır her geçen gün daha fazla büyüyor ve ekonomik, sosyal, kültürel alanlarda gelişim kaydediyor. Bu durum kentin daha önceki yıllarda planlanan her türlü alt yapısının günümüz koşullarında yetersiz kalmasına yol açıyor ve yönetimsel açıdan çeşitli sorunların oluşmasına neden oluyor. Özelliklede sağlık merkezleri değişime ve gelişime katkı sunamıyor, sağlık alt yapısı artan hasta yükünü karşılayamıyor.
Çeyrek asır öncesine kadar Diyarbakır çevre il ve ilçelerden dahi hasta yükü alıp, on binlerce vatandaşın sağlık hizmeti aldığı bir üs olurken, maalesef ki son yıllarda Diyarbakır artık sağlık üssü olmaktan çıkmış ve Diyarbakırlı vatandaşlar dahi sağlık hizmetlerinden yeteri kadar faydalanamayacak hale gelmiştir. Ayrıca daha da vahimi ise Diyarbakırlılar yetersiz sağlık koşulları nedeni ile Elazığ Şehir Hastanesine ve Malatya’ya gitmek zorunda kalıyor.
Malumunuz üzere; son çeyrek asırda kent merkezinde ve ilçelerde hastaneler yapılmış ve hizmete alınmıştır. Buna denilecek bir söz yoktur. Ancak planlama açısından bir kusur olduğu açıktır. Çükü şehrin büyüme kapasitesi ile ortaya çıkan hasta yükü, yapılan hastaneler tarafından karşılanamıyor. Bu durumun önüne geçmek için ise 2020 yılında temeli şehir hastanesinin temeli atıldı. Ancak şehir hastanesi de yılan hikayesine döndü.
Yıllardır devam eden hastane inşaatı, ilk önce başka bir yapı yüklenici firması tarafından, daha sonrasında ise yeni bir yüklenici firmaya geçti. Yeni firmanın hakkını teslim etmek gerekiyor. Çünkü fiziki yapının nerede ise tamamı bitti. Ancak açılış tarihi 2026 yılı mı 2027 yılı mı? Bu soru halen net şekilde açıklanabilmiş değil. Şehir hastanesi, hasta yükünün sağlık sistemi tarafından karşılanabilmesi açısından büyük önem taşıması nedeni ile artık biran önce hizmete alınması gerekiyor.
Yapılması Gerekenler, Sorunlar ve Tespitler…
Diyarbakır’ın yeniden sağlık üssü haline gelmesi için öncelikle kentteki bütün kamu hastaneleri ile özel hastaneler eş güdüm içerisinde çalışmalıdır. Özel hastaneler aşırı maddi kazanç hırsı ile hareket etmemelidir ve her kesimden vatandaşın kolaylık ile sağlık hizmeti alabileceği seviyeye getirilmelidir. Şehir hastanesinin biran önce tamamlanması ise artık kaçınılamaz bir gereklilik haline geldiği için, inşa çalışmaları bitirilmelidir.
Ayrıca Diyarbakır’daki mevcut devlet hastaneleri fiziki açıdan elden geçirilmelidir ve sağlık teknolojisi ile yönetim anlayışı yeniden yapılandırılmalıdır. Vatandaş gerekirse, baş hekimin, hastane müdürünün odasına girebilmeli ve şikayetlerini dile getirebilmelidir. Yeni bir vizyon, yeni bir bakış açısı ile Diyarbakır’daki mevcut hastaneler daha aktif hale getirilmelidir.
Bütün bunların yanı sıra sağlığın olmazsa olmaz temel taşıyıcısı olan hemşir ve hemşirelerin sayısı daha fazla artırılmalıdır. Hemşir ve hemşirelere kamu ve özel hastanelerde istihdam yolu açılmalıdır. Kamu hastanelerinde görev yapan hekimlerin hasta bakma oranı düşürülmelidir ve yeterli miktarda hekim ataması yapılmalıdır. Aynı şekilde özel hastanelerde de hekimlerin hasta bakma oranları düşürülmelidir, hekim sayısı artırılmalıdır. Bütün bunlara ek olarak ruh sağlığı merkezlerinin sayısının artırılması gerekiyor ve aile sağlık merkezilerinde psikiyatristler çalışmalıdır.
Unutulmamalıdır ki sağlıktan geri kalmış bir şehir, geleceğe güçlü ve sağlıklı nesiller ulaştıramaz.