Futbol kariyerini noktaladıktan sonra da kentte yaşamayı sürdüren Bozkurt, en büyük üzüntüsünün Diyarbakırspor'un bugün yaşadığı zor süreç olduğunu söyledi.
1972 yılında genç bir futbolcu olarak Diyarbakırspor'un yolunu tutan Kahraman Bozkurt, yeşil-kırmızılı formayla tam 10 sezon geçirdi. Bu süreçte 3. Lig ve 2. Lig şampiyonlukları yaşayan Bozkurt, takımın 1. Lig'e yükseldiği tarihi kadronun da önemli isimleri arasında yer aldı.
Diyarbakır'a ilk geldiği günleri anlatan Bozkurt, memleketi Samsun'dan ilk kez ayrıldığını belirterek, "Çok gençtim. Ailem başlangıçta endişeliydi ama kısa sürede Diyarbakır'a alıştım. Bu şehri ve insanlarını çok sevdim. Aynı kadroyla 3. Lig'den 1. Lig'e kadar yükselerek önemli bir başarıya imza attık. O dönem Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor gibi büyük takımlar bile Diyarbakırspor'a karşı oynamaktan çekinirdi. Gerçekten unutulmaz bir kadroyduk." dedi.
Futbolculuk yıllarında Diyarbakır'da hayatını kuran Bozkurt, burada evlendiğini ve çocuklarının da Diyarbakır'da dünyaya geldiğini ifade ederek, "Futbolu bıraktıktan sonra bir ara şehirden ayrılmayı düşündüm ama başaramadım. Genç bir delikanlı olarak geldiğim Diyarbakır benim hayatım oldu. Bugün herkes beni 'Diyarbakırlı Kahraman' olarak tanıyor. Bundan büyük gurur duyuyorum." diye konuştu.
Geçmişte Diyarbakırspor'un güçlü bir yönetim anlayışına sahip olduğunu dile getiren Bozkurt, dönemin yöneticilerinin kulübü kendi aileleri gibi sahiplendiğini belirtti. O yıllarda kulübe büyük fedakârlıklarla destek verildiğini vurgulayan Bozkurt, bu isimlerin Diyarbakırspor'un başarılarında önemli pay sahibi olduğunu söyledi.
Bozkurt,"O zamanlar Diyarbakırspor'da yöneticilik yapmak herkese nasip olmazdı. Çünkü şehrin ortak paydası ve eh önemli değeri olarak kabul edilirdi. Çok saygın isimler görev yaptı. Aklıma gelenler Hacı Abdurrahman Özbek,Çelebi Eser,Ali Kahraman,Vekin Aktan,Şehmus Akçadağ,Mehmet İçkale.
Diyarbakırspor'u kendi aileleri gibi görüp ona göre korurlardı. Karşılıksız para verirlerdi. Diyarbakırspor'a borç para veren yönetici hiç görmedim. Hepsi birbirinden değerli isimler.
Hepsinden çok şey öğrendik.
Efsane kaleci, en büyük üzüntüsünün ise Diyarbakırspor'un bugün geldiği nokta olduğunu belirterek, "Emek verdiğimiz bu büyük kulübün sahipsiz kalması beni derinden üzüyor. Böylesine köklü bir camianın kaderine terk edilmesini anlamakta zorlanıyorum. 2009 yılında yaşanan son şampiyonluk hepimizi umutlandırmıştı ancak sonrasında kulüp yalnız bırakıldı. Diyarbakır geçmişte çok sayıda yetenekli futbolcu yetiştiriyordu. Bugün o tabloyu görememek de ayrı bir üzüntü. Diyarbakır ve Diyarbakırspor bunu hak etmiyor." ifadelerini kullandı.





