Diyarbakır’da sabah işe gitmek, akşam eve dönmek ya da gün içinde şehir merkezinde bir işini halletmek, birçok vatandaş için başlı başına bir zaman kaybına dönüşebiliyor. Trafik yoğunluğu, yol çalışmalarından kaynaklanan aksamalar, otopark sorunu ve yağışlı havalarda yaşanan su birikintileri, kent içi ulaşımı yeniden tartışmamız gerektiğini gösteriyor

Peki Diyarbakır’ın trafik sorunu neden büyüyor? Çözüm, yalnızca yeni yollar yapmakta mı, yoksa şehrin bütün ulaşım sistemini yeniden planlamakta mı?

Bir yanda altyapı çalışması, diğer yanda trafik yoğunluğu

Son günlerde Seyrantepe bölgesinde yaşananlar, meselenin somut örneklerinden biri. DİSKİ’nin 13 Ekim 2026 tarihli duyurusuna göre, Diyarbakır-Silvan yolu üzerindeki Seyrantepe yokuşunda yürütülen altyapı yenileme ve asfaltlama çalışmaları nedeniyle ulaşım tek şeritten sağlanıyor. Bu durum, güzergâhta trafik yoğunluğuna ve beklemelere yol açıyor.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin 14 Ekim tarihli duyurusunda da Seyrantepe TOKİ’nin Silvan yoluna bağlantısının yol, kanalizasyon ve yağmur suyu şebekesi çalışmaları nedeniyle geçici olarak kapatıldığı, bazı belediye otobüslerinin güzergâhlarının değiştirildiği bildirildi.

Elbette altyapı yenilemesi gereksiz değil. Aksine, güvenli bir kent için bu çalışmalar zorunlu. Ancak vatandaşın haklı olarak sorduğu soru şu: Bu çalışmalar neden trafik planlamasıyla birlikte yürütülmüyor? Alternatif güzergâhlar, toplu taşıma düzenlemeleri ve önceden yapılacak bilgilendirmeler yeterince etkili biçimde devreye sokulabiliyor mu?

Yağmur yağınca ortaya çıkan gerçek

Diyarbakır’da altyapı denildiğinde yalnızca içme suyu ve kanalizasyon hatlarını düşünmemek gerekiyor. Yağmur suyu drenajı da kent yaşamının önemli bir parçası.

DİSKİ, 5 Eylül 2026’da Yenihal Köprülü Kavşağı’nda yağışlı havalarda yaşanan su birikintileri ve trafik aksamalarına karşı 211 metre kanalizasyon, 252 metre yağmur suyu hattı döşendiğini açıkladı. Kurumun 28 Ocak 2026 tarihli duyurusunda ise 762 milyon lira bütçeli altyapı projesi kapsamında şebeke temizliği ile kanalizasyon ve yağmur suyu hattı çalışmalarının yürütüldüğü belirtildi.

Bu yatırımlar önemli. Ancak asıl başarı, vatandaşın yağmur yağdığında yolda mahsur kalmaması, kaldırımlarda yürümekte zorlanmaması ve araç trafiğinin aksama yaşamamasıdır.

Altyapı, sorun ortaya çıktıktan sonra müdahale edilen bir alan olmaktan çıkarılmalı; kentin büyümesi ve iklim koşulları dikkate alınarak önceden planlanmalıdır.

Çözüm için ne yapılmalı?

Diyarbakır’da trafik ve altyapı sorunlarının azaltılması için birkaç temel adımın birlikte atılması gerekiyor:

Ortak çalışma takvimi: Yol, kanalizasyon, içme suyu, elektrik ve iletişim altyapısı çalışmaları mümkün olduğunca eş güdümlü yürütülmeli. Aynı yolun kısa aralıklarla yeniden kazılmasının önüne geçilmeli.

Trafik yönetimi: Büyük altyapı çalışmalarında alternatif güzergâhlar önceden duyurulmalı; trafik işaretleri, yönlendirmeler ve geçici düzenlemeler eksiksiz yapılmalı.

Toplu taşıma: Yoğun saatlerde sefer aralıkları ve güzergâhlar gerçek yolcu talebine göre düzenlenmeli. Yeni yerleşim alanlarının toplu taşımaya erişimi güçlendirilmeli.

Otopark planlaması: Özellikle kent merkezinde otopark kapasitesi, kaldırım işgalleri ve hatalı park sorunları birlikte ele alınmalı.

Yağmur suyu altyapısı: Su birikintisi oluşan kavşaklar ve caddeler düzenli olarak incelenmeli; bakım ve yenileme çalışmaları yağışlı dönemler başlamadan planlanmalı.

Şeffaf bilgilendirme: Vatandaşlar, çalışmaların ne zaman başlayacağı, ne zaman tamamlanacağı ve hangi güzergâhların kullanılacağı konusunda düzenli olarak bilgilendirilmeli.

Diyarbakır’ın ihtiyacı günü kurtarmak değil, geleceği planlamak

Diyarbakır’ın trafik meselesini yalnızca sürücülerin sabırsızlığına, araç sayısına ya da birkaç kavşaktaki yoğunluğa bağlamak kolaycılık olur. Sorun; altyapıdan kentleşmeye, toplu taşımadan otoparka kadar birbirini etkileyen birçok başlığın ortak sonucudur.

Belediyelerin ve ilgili kamu kurumlarının yürüttüğü altyapı yatırımları gerekli. Ancak vatandaşın bu yatırımları yalnızca kazılan yollar, uzayan yolculuklar ve değişen güzergâhlarla hatırlamaması gerekiyor. Yapılan çalışmanın sonunda ulaşımın gerçekten rahatlaması, yağmur suyunun güvenli biçimde tahliye edilmesi ve kent yaşamının kolaylaşması şart.

Diyarbakır’ın ihtiyacı, yalnızca daha fazla asfalt değil; doğru zamanda yapılan altyapı yatırımı, güçlü toplu taşıma, etkili trafik yönetimi ve kurumlar arasında kesintisiz koordinasyondur.

Çünkü bir kentte gelişmişlik, sadece yeni binalarla ve geniş caddelerle ölçülmez. İnsanların evinden işine, okuluna veya hastaneye ne kadar güvenli, rahat ve zamanında ulaşabildiği de gelişmişliğin önemli bir göstergesidir.

Diyarbakır artık trafik sorununu günübirlik müdahalelerle değil, uzun vadeli ve bütüncül bir ulaşım anlayışıyla çözmek zorunda.