Hayat pahalılığı her alanda olduğu gibi üreticiyi, tüketiciyi ve esnafı da olumsuz etkiliyor. bu durum sadece bankacılık gibi belli başlı sektörlerin dışında yediden yetmişe her vatandaşı maddi açıdan sarsıyor, vatandaşlar maddi güçlükler ile mücadele etmek zorunda kalıyor. Ancak bu durumu fırsata çeviren kişi ve sektörlerde olmuyor da değil. Fırsatçılık ise özelliklede gıda sektöründe yaşanıyor.
Daha fazla maddi kazanç hırsı, daha fazla sektörde yayılma ve genişleme isteyen zincir mağazalar ise gıda sektöründe yaşanan fırsatçılığın başını çekiyor. Değim yerinde ise her geçen zaman zincir mağazalarda fiyatlarlar yukarı yönlü değişiyor, çalışan personeller etiket fiyatını değiştirmekte yetersiz kalıyor.
Zincir mağazalarının dışında bireysel market, manav ve diğer esnaf işletmelerinde de aynı durum yaşandığı söylenebilir. Çünkü fiyat değişimi bireysel esnaflarda da sürekli olarak yukarı yönlü bir tablo çiziyor. yaşanan sorun tüm ülke genelinde olduğu gibi Diyarbakır kent genelinde de belirgin ve etkin biçimde his ediliyor.
Öyle ki Diyarbakırlı vatandaşlar artık bireysel esnaf ve zincir marketlerden yaşanan fiyat değişi0mlerini olağan karşılıyor, ve artık etiket fiyatının neden yükseldiğini sormuyor bile… vatandaşların olağan karşıladığı bu durumun temel nedenleri ise artık belirgin biçimde yaşanmıyor. Fiyat yüksekliği keyfiliğe dayanıyor.
Zira aylık çalışanların ücretlerinde olağan üstü bir artış ne işveren tarafından yapılmıyor. Bunun yanı sıra ticari faaliyetleri etkileyecek bir ani döviz kuru ile ekonomik şok dalgası gerçekleşmiyor. Bunlara rağmen fiyat artışının yapılması ise vicdani değerler ile uyuşmuyor. Bunun farkına bireysel esnaflar ile kurumsal şirketlerde varmalıdır.
Yaşanan artışların temel nedeni olarak açıklanan girdi maliyetlerinde elbette artışlar olabilir ancak bu günümüz koşullarında denildiği kadar yukarı yönlü oluşmadığı da açık bir gerçektir. bu noktada ise denetim ve ceza mekanizmasının işletilmesi gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Diyarbakır’da Yaşanan Durum
Diyarbakır kent genelinde yaşanan durum ise en çok semt pazarları ile esnaflarda gerçekleşiyor. Semt pazarlarında her hafta bir ürünün fiyatı kontrolsüz biçimde artıyor, ürünlerin büyük kısmı ise vatandaşın seçme tercihine bırakılmadan satışa sunuluyor. Ayrıca esnaflarda satışa sunulan süt ve süt ürünleri kar marjının çok ötesinde fiyatlanıyor.
Bu durum ise artık vatandaşı canından bezdirecek noktaya ulaştığı ifade ediliyor. çoğu Diyarbakırlı vatandaş kısa süre öncesine kadar haftada bir semt pazarlarına çıktıklarını söylerken, artık 2 haftada bir semt pazarlarına gittiklerini ifade ediyor.
Alınması Gereken Tedbirler ve Yaptırımlar
Öncelik ile vatandaşın cebine göz diken ve fahiş fiyattan gıda ürünü satanlara karşı ülke genelinde iktidar gücü ile mücadele edilmesi gerekiyor. Düzenlemeler ile üretim ve tüketim zincirinin kontrol altına alınması ise büyük bir önem taşıyor.
Yerelde ise kanun ile yetkili kılınan belediyelerin harekete geçmesi lazım. Gıda işletmeleri ile semt pazarlarını denetleme ve yaptırım yetkisi bulunan zabıtalar sokaklarda, pazarlarda, zincir marketlerde ve esnaflarda her gün denetim yapmalıdır. Gerekli idari tedbirleri yaşama geçirmelidir. Bunun yanı en üst sınırdan para ve işyeri kapatma cezalarından ise kaçınılmamalıdır.
Aksi takdirde üretim ve tüketim zincirinde oluşan fahiş fiyat vatandaşın gelirini eritmeye devam edecektir.