Geçtiğimiz Ekim ayında bütün Türkiye’yi büyük bir heyecan sarmıştı. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli barış için ilk adımı atmıştı. Gelinen aşamada birçok engel aşıldı, umutlar yeşerdi. Ülkenin her bir yanında his edilen bu umut, artık daha büyük bir seviyeye ulaştı.

Şubat ayında fesih çağrısı yapıldı, Mayıs ayında çağrı karşılık buldu, Temmuz ayında silahlar yakıldı. Bütün bu gelişmeler halkların kardeşçe, beraberce ve birlik içinde yaşamasına olanak sağlayan zeminin oluşmasında ilk adımdı. İlk adımlar atıldı, artık süreç neticelenmeye bakıyor.

Son büyük gelişme ise HDP eski Genel Başkanı Selahattin Demirtaş için yapılan çağrı oldu. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin hak ihlali kararı sonrasında, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın bırakılması yönünde açıklamaları idi. ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın partisinin grup toplantısı sonrasında basın mensupları tarafından Selahattin Demirtaş için verilen karar ve Devlet Bahçeli’nin açıklamaları sorulmuş, Erdoğan ise “Bu ülke yargı ülkesi, yargı bu konuda ne derse ona uyarız” açıklamasında bulunmuştu.

Ülke gündeminde ilk sırayı kaplayan peş peşi yapılan açıklamalar, barış ve kardeşlik umutlarını daha fazla yeşertti. Vatandaşlar artık barışa daha fazla umut ile bakıyor. Ancak, Selahattin Demirtaş için verilmiş bir karar yok ve halen ver tutuklu bulunan Demirtaş’ın ne zaman özgürlüğüne kavuşacağı bilinmiyor.

Fakat bütün emareler şunu gösteriyor: Selahattin Demirtaş serbest bırakılacak ve halen büyük bir titizlik ile sürdürülen çözüm ve kardeşlik projesinin nihayete ulaşması için büyük çaba harcayacağı görülüyor.

Selahattin Demirtaş’ın bırakılması objektif bir bakış açısı ile değerlendirme yapıldığında önem arz ettiği açık bir gerçektir. Zira Demirtaş’ın bütün konuşmalarında halkların kardeşliği, beraberliği ve ortak yaşam temelinde söylemler bulunuyor ve toplumu barış temelinde ikna edebilecek ender politikacılardan biridir.

Siyasal bir figür olmasının yanı sıra toplumsal bir figürde olan Selahattin Demirtaş barış yolunda döşenecek taşların baş işçilerinden biri olabilir. Bunu değerlendirmek gerekiyor. barışın inşasında rol almak isteyen herkese ve her kesime fırsat sunulmalıdır. Karşılıksız, hiçbir şey beklemeden, bedenini bu ağır yükün altına koymak isteyenlere şüphe ile yaklaşılmamalı, gerekli desteklerin verilmesi ve imkanların oluşturulması gerekiyor.

Barış ve kardeşliğin inşası için Selahattin Demirtaş, Devlet Bahçeli ve Recep Tayyip Erdoğan gibi önemli isimlerin çabaları olmazsa, maalesef bu fırsatı da kaybedebiliriz.