Geçtiğimiz günlerde ulusal ve uluslararası medyanın alt bantlarından son dakika haber geçildi. Bütün dünya halkları son dakika verilen habere odaklandı. Gazze’de barış tesis edildi. Bu haber Filistinli ve Gazze halkı için büyük bir umut ve sevinç oluşturdu, sevinç çığlıkları ile inleyen gökyüzünün altında mutluluk gözyaşları sel oldu aktı. Gazze halkının bu sevinç ve çığlığı kuşkusuz uzun bir süredir sistematik biçimde işleyen zulüm karşısında bir nebze rahata ermekten kaynaklanıyordu.
Zira herkesin bildiği biçimde 24 aydır bütün dünya halklarının gözünün önünde terör devleti İsrail tarafından soykırım işleniyor, bebek, çocuk, yaşlı, kadın demeden Gazze halkı katlediliyor. Bütün dünya işlenen soykırımı bir trajedi sahnesini sinema salonunda izler gibi seyir ediyor. Dünya halklarının bu tutumu karşısında mazlum ve mahzun Gazze halkı sözde ateşkes veya barış antlaşmasına nasıl sevinmesin?
Gazze halkı sevinç içinde… Çünkü, Çocuklar gökten ölüm yağdıran savaş uçaklarının sesini duymadığı için seviniyor, anne ve babalar çocuklarının ölümünü görmeyecekleri için seviniyor, yaşlılar yaşamlarının son demlerini huzurlu geçireceklerini düşündükleri için seviniyor.
Ancak barış ne kadar uzun ve ne süre uygulanacak?
Herkesin bildiği üzere Gazze, Filistin ve terör devleti İsrail 7 Ekim 2023 tarihinde ilk defa savaşmadılar. Bu savaşın kökü bin yıllara dayanan bir nedenden kaynaklanıyor ve batılı barbar güçlerin desteği ile İsrail terör devletinin resmi olarak kuruluşu ile somut hale geliyor. 1946 yılında kuruluşu gerçekleştirilen terör devleti barbar devletlerden aldığı destek ile defalarca soykırım girişiminde bulunmuş ve her defasında Gazze ve Filistin halkının destansı direnişi ile karşı karşıya kalmıştır. Destansı direniş karşısında ise barbarlar ve terörist İsrail sözde barış antlaşmaları yapmak zorunda olmuştur.
Geçmişten aldığımız dersleri de göz önünde bulundurduğumuzda şu sonuç kapısına ulaşıyoruz: Sözde barış uzun süreli olmayacak ve terör devletinin tahrip olan gücü yeniden toparlanınca sözde barış son bulacak.
Yaralar Nasıl Sarılacak?
Gazze 24 aydır süren saldırılar sonucunda bütün alt ve üst yapıları ile tahrip edildi. Toplumsal yaşamın sürdürülmesi için gerekli olan enerji tesisleri, hastaneler, okullar ve idari yapılar kullanılmaz hale getirildi. Bir film sahnesini andıran Gazze yıkık ve viraneye dönüştü. Yaraların sarılması ise ilk öncelikli sorun… öncelikle insani yardımlar halka kesintisiz biçimde ulaştırılmalıdır, sağlık hizmetlerine erişim sağlanmalıdır, uluslararası güçlerin bir araya geleceği güvenlik kuşağı oluşturulmalıdır, Gazze halkının barınma ihtiyacının giderilmesi için ivedi olarak imar ve inşa faaliyetlerine başlanılmalıdır.
Peki Ya Bundan Sonra Ne Olacak?
Ancak her ne kadar da Gazze için önerilen başlıkların yerine getirilmesi mümkün olsa bile terör devletinin yerinde durmayacağı malumdur. Peki ya bundan sonra yapılacak sürekli adımlar neler olmaktadır? Bu sorunun cevabı ise şu olmaktadır: Müslüman devletler uluslararası alandaki güçlerine kullanarak terör devletini siyasi ve ekonomik açıdan baskı altına almalıdır, Gazze halkı silahlandırılmalıdır ve oluşturulacak uluslararası askeri güç ile Filistin ve Gazze halkı korunmalıdır.
Şayet alınacak önlemler önceki saldırıların ardan yapılan geçici uygulamalar olursa terör devleti yaptıklarından geri kalmayacaktır.