Zazacanın akademik alanda güçlendirilmesi ve yeni kuşaklara aktarılması amacıyla çalışmalar yürüten Akman, aynı zamanda bu alanda yeni akademisyenlerin yetişmesine öncülük ediyor. Zaza dili ve edebiyatı alanında 2020 yılında doçentlik unvanını alan Akman, daha sonra profesörlüğe yükseldi.
Columbia Üniversitesi ve Massachusetts Amherst Üniversitesinde konuk öğretim üyesi olarak görev yapan, Almanya’daki Hamburg Üniversitesi başta olmak üzere farklı üniversitelerde ders veren Akman, çalışmalarını Zazacanın ulusal ve uluslararası alanda tanınmasına katkı sunmak amacıyla sürdürüyor.
“Zazaca İçin Herkes Sorumluluk Almalı”
Konuşan Prof. Dr. Akman, 2009 yılında Mardin Artuklu Üniversitesinde göreve başladığını, 2010’dan itibaren özellikle Zaza edebiyatı üzerine araştırmalar yürüttüğünü söyledi.
Üniversite yıllarında Zazaca üzerine çalışmayı hayal ettiğini belirten Akman, o dönemde bu alanda bir bölüm bulunmadığı için Türk Dili ve Edebiyatı eğitimi aldığını ifade etti.
Zazacanın yalnızca akademik çalışmalarla yaşatılamayacağını vurgulayan Akman, toplumun farklı kesimlerinin kendi alanlarında üretim yapması gerektiğini belirtti. Sinemacıların film, yazarların roman ve hikâye, tiyatrocuların sahne eserleri, akademisyenlerin ise bilimsel araştırmalar aracılığıyla dile katkı sunabileceğini kaydetti.
Akman, Zazacanın geleceğine ilişkin kaygılarını dile getirerek şu değerlendirmede bulundu:
“UNESCO'nun raporuna ve sahaya baktığımız zaman maalesef Zazacanın gidişatına dair olumlu şeyler görmüyoruz. Bu nedenle herkesin bu konuda ciddi bir plan dahilinde yol haritası çıkarması ve neler yapılabileceğini ortaya koyması gerekiyor.”
Zazaca Edebiyatta Üretim Artıyor
Zazaca roman, hikâye ve şiir alanında yayımlanan eserlerin her geçen yıl arttığını belirten Akman, bu gelişmenin sevindirici olduğunu söyledi. Ancak dilin yalnızca sınırlı bir yazar ve okur çevresinin kullandığı bir dil haline gelmesi riskine de dikkati çekti.
Zazacanın daha geniş kesimlere ulaşması gerektiğini vurgulayan Akman, dilin günlük yaşamda ve farklı kültürel alanlarda daha fazla kullanılmasının önem taşıdığını ifade etti.
Diyarbakır başta olmak üzere Zaza nüfusunun yoğun olduğu kentlerde Zaza dili ve edebiyatı bölümlerinin açılması gerektiğini dile getiren Akman, Diyarbakır’da bu alanda akademik bir bölümün kurulmasının önemli bir adım olacağını belirtti.
Akademik Birikim Oluşturuldu, Yeni Akademisyenler Yetiştiriliyor
Göreve başladığı dönemde Zaza dili ve edebiyatı alanında akademik kaynakların sınırlı olduğunu anlatan Akman, zaman içinde kitaplar, makaleler ve sempozyum bildirileriyle bilimsel bir birikim oluşturulduğunu kaydetti.
Bu alanda üç kitap yazdığını ve 20-30 civarında makale yayımladığını aktaran Akman, çalışmaların devam edeceğini belirtti. Akman, kendilerinden sonra bu alandaki araştırmaları sürdürecek yeni akademisyenlerin yetişmesinin de önemli bir sorumluluk olduğunu vurgulayarak her yıl tezli ve tezsiz yüksek lisans programlarına öğrenci aldıklarını söyledi.
Mardin Artuklu Üniversitesinin yanı sıra Bingöl ve Munzur üniversitelerinde yürütülen çalışmaların değerli olduğunu ifade eden Akman, akademik faaliyetlerin daha fazla üniversiteye yayılması gerektiğini dile getirdi.
“Zazaca Türkiye’nin En Güzel Renklerinden Biri”
Zazacanın korunmasının yalnızca bir dilin yaşatılması anlamına gelmediğini belirten Akman, bunun aynı zamanda toplumun ortak kültürel mirasının gelecek kuşaklara aktarılması açısından da önem taşıdığını söyledi.
Akman, “Diğer bütün dillerle beraber Zazaca Türkiye'nin en güzel renklerinden biri. Bu noktada bu dilin UNESCO'nun tehlike altındaki diller kategorisinden çıkarılması gerçekten önem arz ediyor. Hep beraber bu dili bu listeden çıkarıp geleceğe taşımak önemli.” ifadelerini kullandı.
Öğrencilerden Ana Dil İçin Akademik Çaba
Zazaca alanında yüksek lisans eğitimi alan öğrenciler de dilin bilimsel çalışmalarla geliştirilmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla eğitim gördüklerini belirtti.
Öğrencilerden Süleyman Tunç, aldığı eğitimin ana dilinin yaşatılmasına katkı sağlamasını umduğunu söyledi. Halise Nergiz, Prof. Dr. Akman’dan ders almayı kendileri için önemli bir fırsat olarak değerlendirdi. Songül Kayhan ise ana dilini akademik açıdan öğrenmek ve geliştirmek amacıyla eğitim aldığını ifade etti.
Akademik çalışmalar, edebiyat üretimi ve eğitim yoluyla Zazacanın daha geniş kesimlere ulaştırılması hedeflenirken, dilin geleceğe taşınmasında toplumun ve kurumların ortak çabasının önem taşıdığı vurgulanıyor.





