Şanlıurfa’da geleneksel el sanatları arasında yer alan bıçakçılık, Kamacı ailesinin emeğiyle kuşaktan kuşağa aktarılıyor. Ailenin meslek yolculuğu, 1935 yılında bıçakçılığa başlayan dede Kamacı ile başladı. İlk yıllarda mesleği sürdüren aile, 1945 yılında kendi iş yerini açarak üretimini aynı dükkânda devam ettirdi.

Aradan geçen yıllara rağmen meslek geleneğini koruyan aile, el emeğiyle bıçak üretmeyi sürdürüyor. Günümüzde ise bu mirasın devam etmesi için hem mesleki bilgi hem de ustalık deneyimi yeni kuşağa aktarılıyor.

Yarım asrı aşkın süredir tezgâhın başında

Ailenin ikinci kuşak temsilcisi 67 yaşındaki Mehmet Kamacı, küçük yaşlarda babasının yanında başladığı bıçakçılık mesleğini 50 yılı aşkın süredir sürdürüyor. Babasının vefatından sonra da aynı dükkânda çalışmaya devam eden Mehmet Kamacı, mesleği çocuklarına öğreterek aile geleneğinin devam etmesini sağladı.

Mesleğin geçmişine ilişkin bilgi veren Mehmet Kamacı, babasının 1935 yılında bıçakçılığa başladığını, 10 yıl sonra ise kendi iş yerlerini açtıklarını anlattı.

Küçük yaşlarda babasının yanında mesleği öğrenmeye başladığını belirten Kamacı, yıllar boyunca aynı dükkânda çalıştığını ifade etti.

Cizre’de Yangın ve Tahliye Tatbikatı: Personel Uygulamalı Eğitim Aldı
Cizre’de Yangın ve Tahliye Tatbikatı: Personel Uygulamalı Eğitim Aldı
İçeriği Görüntüle

Mesleğini severek yaptığını dile getiren Mehmet Kamacı, çocuklarını da bu alanda yetiştirdiğini belirterek, aile geleneğinin kendisinden sonra da sürmesini istediğini söyledi.

Üçüncü kuşak ustadan mesleği yaşatma çabası

Kamacı ailesinin üçüncü kuşak temsilcisi 45 yaşındaki Mustafa Kamacı da bıçakçılığa 13 yaşında babasının yanında başladı. Yaklaşık 30 yıldır mesleğini sürdüren Kamacı, dedesinden babasına, babasından da kendisine aktarılan ustalığı aynı dükkânda yaşatıyor.

Bıçakçılığı severek yaptığını belirten Mustafa Kamacı, mesleğini her geçen yıl daha ileriye taşımaya çalıştığını söyledi. Aileden kalan bu mirası korumak ve gelecek nesillere aktarmak istediğini dile getiren Kamacı, kendi çocuğunu da yetiştirmeye çalıştığını ifade etti.

Kamacı, mesleğin devamlılığına ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

“Mesleğimiz dedemden sonra babama geçti, şu anda ben devam ettiriyorum. İnşallah benden sonra çocuğum devam eder, o yönde çalışmaktayız. Bu mesleği severek yapıyorum. Her sene işimizi biraz daha iyi yapmaya çalışıyoruz.”

“Bizden sonra yetişen olmazsa bu meslek kaybolup gidecek”

Aynı dükkânda yaklaşık 80 yıldır üretim yaptıklarını belirten Mustafa Kamacı, geleneksel bıçakçılığın yaşatılmasının kendileri için önemli bir sorumluluk olduğunu vurguladı.

Dedesinin ve babasının yıllarca emek verdiği dükkânda bugün kendisinin çalıştığını anlatan Kamacı, mesleğin geleceği konusunda yeni ustaların yetişmesinin önemine dikkat çekti.

Kamacı, “Bu dükkânda dedem 20 yıl kadar çalıştı, sonra babam devam etti, şimdi de ben sürdürüyorum. İnşallah bizim çocuğumuz devam edecek. Dede mesleğinin kaybolmaması için çalışıyoruz. Çünkü bizden sonra yetişen olmazsa bu meslek kaybolup gidecek. Şu anda kendi çocuğumu yetiştirmeye çalışıyorum. Eğer o da bu işi severse, bu işi yapabilirse yerime onu oturtmayı düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

Geleneksel el sanatları için usta yetiştirmek önemli

Kamacı ailesinin yaklaşık 90 yıllık meslek geçmişi, geleneksel el sanatlarının kuşaklar boyunca nasıl yaşatıldığını ortaya koyuyor. El emeği ve ustalık deneyimi gerektiren bıçakçılıkta mesleki bilginin aktarılması, bu tür zanaatların geleceği açısından önem taşıyor.

Geçmişte bölgede çok sayıda bıçak ustasının bulunduğunu belirten aile üyeleri, zamanla mesleği sürdürenlerin azaldığına dikkat çekiyor.

Üç kuşaktır aynı dükkânda üretim yapan Kamacı ailesi, yalnızca bir mesleği sürdürmekle kalmıyor, aynı zamanda aile büyüklerinden devraldıkları ustalığı gelecek kuşağa aktarmaya çalışıyor. Ailenin en büyük hedefi ise yaklaşık 90 yıllık bıçakçılık geleneğinin yeni ustalarla birlikte yaşamaya devam etmesi.

Kaynak: AA