Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Çiğdem Çınar, artritin her yaş grubunda görülebileceğini belirterek uzun süre devam eden eklem şikâyetlerinin ihmal edilmemesi gerektiğini bildirdi.
Çınar, eklem ağrılarının çoğu zaman yorgunluk, yoğun çalışma temposu veya yaşlanmaya bağlanarak göz ardı edildiğini ifade etti. Özellikle eklemlerde şişlik, sıcaklık artışı ve sabahları belirginleşen tutukluğun iltihaplı romatizmal hastalıkların ilk belirtileri arasında yer alabileceğini kaydetti.
Sabah tutukluğu önemli bir belirti
Artritin dikkat çeken belirtilerinden birinin sabah saatlerinde yaşanan eklem tutukluğu olduğunu aktaran Çınar, hastaların uyandıktan sonra özellikle el ve parmak eklemlerini hareket ettirmekte zorlanabildiğini belirtti.
İltihaplı romatizmal hastalıklarda sabah tutukluğunun uzun sürebildiğini ve hareket ettikçe hafifleyebildiğini ifade eden Çınar, el bilekleri, parmaklar, dizler ve ayak bileklerinde ağrı ile şişlik görülebileceğini bildirdi. Bazı hastalarda halsizlik ve yorgunluğun da bu belirtilere eşlik edebileceğini vurguladı.
Şikâyetlerin zaman zaman azalmasının hastalığın tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmediğine dikkat çeken Çınar, uzun süre devam eden belirtilerde uzman hekime başvurulması gerektiğini belirtti.
Tedavide gecikme kalıcı hasara neden olabilir
Özellikle romatoid artrit gibi kronik iltihaplı eklem hastalıklarında tedavinin gecikmesinin ciddi sonuçlara yol açabileceğini belirten Çınar, kontrol altına alınamayan iltihabın zamanla eklem kıkırdağına ve kemik dokusuna zarar verebildiğini ifade etti.
Bu durumun eklem hareketlerinde kısıtlılığa, şekil bozukluklarına ve günlük yaşam aktivitelerinde güçlüğe neden olabileceğini kaydeden Çınar, erken dönemde başlanan uygun tedaviyle hasarın önlenmesinin veya en aza indirilmesinin mümkün olduğunu bildirdi.
Her eklem ağrısı artrit anlamına gelmiyor
Artritin yalnızca ileri yaşlarda görülen bir hastalık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Çınar, iltihaplı romatizmal hastalıkların genç yetişkinlerde de ortaya çıkabileceğini aktardı.
Romatoid artrit ve psöriyatik artrit gibi hastalıkların bağışıklık sistemiyle ilişkili olduğuna işaret eden Çınar, bazı artrit türlerinde eklem belirtilerinin yanı sıra göz, cilt ve diğer organların da etkilenebileceğini kaydetti.
Her eklem ağrısının artrit anlamına gelmediğini vurgulayan Çınar, uzun süreli ağrıya şişlik, sabah tutukluğu ve hareket kısıtlılığının eşlik etmesi durumunda altta yatan nedenin araştırılması gerektiğini belirtti.
Tedavi hastaya göre planlanıyor
Artrit tedavisinin hastalığın türüne, şiddetine ve eklem tutulumuna göre planlandığını ifade eden Çınar, tanı sürecinde fizik muayene, kan testleri ve gerekli durumlarda görüntüleme yöntemlerinden yararlanıldığını bildirdi.
Tedavide temel amacın yalnızca ağrıyı azaltmak olmadığını belirten Çınar, eklemlerdeki iltihabın kontrol altına alınması ve kalıcı hasarın önlenmesinin de büyük önem taşıdığını vurguladı.
Çınar, “Günümüzde hastalığın seyrini değiştiren ilaçlar ve uygun hastalarda kullanılan biyolojik tedaviler sayesinde pek çok hastada başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir” ifadelerini kullandı.
Hastaların tedavilerini düzenli sürdürmeleri, hekim kontrollerini aksatmamaları ve doktor önerisi olmadan ilaçlarını bırakmamaları gerektiğini belirten Çınar, erken tanı ve doğru tedavinin eklem sağlığının korunmasında belirleyici olduğunu kaydetti.





