“Talanın Bedelini Emekçiler Ödüyor”
Enerji ve maden faaliyetleri, orman yangınları ve tarım alanlarının imara açılması gibi uygulamaların doğal yaşamda büyük yıkıma yol açtığı belirtilen açıklamada, tüm bu süreçlerin bir avuç sermaye sahibinin kar hırsı sonucunda ortaya çıktığı ifade edildi. Derinleşen yoksulluğun, halkın et, süt, yumurta ve bal gibi temel hayvansal gıdalara erişimini neredeyse imkânsız hale getirdiğine dikkat çekildi.
Bu tabloya karşı, insan-hayvan-çevre sağlığının bütüncül ele alındığı “Tek Sağlık” yaklaşımının hayati önem taşıdığı vurgulandı. Veteriner hekimlerin zoonoz hastalıklarla mücadelede en ön safta yer aldığı hatırlatılarak, gıda güvenliği ve ekosistem sürdürülebilirliği açısından kritik bir sorumluluk üstlendikleri belirtildi.
“Can Güvenliğimiz Yok Sayılıyor”
Veteriner sağlık emekçilerinin yıllardır çözülmeyen ciddi sorunlarla baş başa bırakıldığı belirtilen açıklamada, özellikle Brucella başta olmak üzere birçok zoonoz hastalığa maruz kalındığı, bunun meslek hastalığı haline geldiği ifade edildi.
Açıklamada, sahada görev yapan veteriner hekimlerin sıkışık, havasız, tehlikeli çalışma ortamlarında hayvan saldırıları ve fiziksel travma riski altında hizmet verdiği; buna rağmen fiili hizmet zammından (yıpranma payı) yararlandırılmadığı kaydedildi.
Liyakatsizlik, Mobbing ve Şiddet Vurgusu
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın plansız personel politikaları nedeniyle veteriner hekimlerin sık sık farklı illere görevlendirildiği, harcırahların yetersizliği nedeniyle ekonomik mağduriyet yaşandığı aktarıldı. Veteriner yol kontrol istasyonlarında güvenlik ve destek personeli eksikliğinin hekimleri yalnız bıraktığı ifade edildi.
Sahada yaşanan yanlış yönlendirmeler ve eksik bilgilendirme nedeniyle vatandaş tepkilerinin çoğu zaman veteriner hekimlere yöneldiği, sık sık sözlü ve fiziksel saldırılara uğrandığı ancak buna rağmen veteriner sağlık emekçilerinin hâlâ “Sağlıkta Şiddet Yasası” kapsamında değerlendirilmediği hatırlatıldı.
Yurtdışı hayvan seçimi, hipodrom görevlendirmeleri gibi alanlarda sendikal ve ilişkisel kayırmaların sürdüğü, liyakatsiz uygulamaların meslektaşlar arasında derin bir adaletsizliğe neden olduğu belirtildi.
“Hakkımız Olanı İstiyoruz”
Tarım Orkam-Sen, yaşanan tüm bu sorunların yalnızca veteriner sağlık çalışanlarının değil, halk sağlığının da doğrudan riske atılması anlamına geldiğini belirterek taleplerini 12 maddede sıraladı. Başlıca talepler şöyle:
Kaldırılan fiili hizmet zammının iadesi, özlük haklarının düzeltilmesi,Veteriner hekimlerin Sağlıkta Şiddet Yasası kapsamına alınması,Aşılama ve biyolojik ürün ücretlerinin genel bütçeden karşılanması ve düzenli ödenmesi,Görevlendirmelerde liyakat sağlanması ve adaletsiz uygulamalara soruşturma açılması,Harcırahların konaklama giderlerini karşılayacak düzeye çıkarılması,Yol kontrol ve sınır istasyonlarında fazla mesai ücretlerinin ödenmesi,Personel eksikliğinin yeni istihdamla giderilmesi,
Eski araçların yenilenmesi ve şoför temini,
Kuduz aşısı ve çip uygulamaları için uygun fiziki birimlerin oluşturulması, Emeklilikte yaşanan maaş eşitsizliklerinin giderilmesi, Arazi tazminatının sağlık hizmetleri sınıfına da verilmesi, Veteriner hekimlere 7200 ek gösterge verilmesi.
“Mücadelemiz Sürecek”
Açıklamanın sonunda Tarım Orkam-Sen, Tarım ve Orman Bakanlığı’nı veteriner sağlık emekçilerinin yaşadığı tüm bu yapısal sorunlardan sorumlu ilan ederek, “Meslektaşlarımızın can güvenliğini, mali haklarını ve itibarlarını gasp eden bu haksız düzen değişene kadar mücadelemiz devam edecektir” ifadelerine yer verdi.




