Son yıllarda IBAN ve banka hesaplarını başkalarına kullandırılması, hem toplumsal bir sorun hem de ciddi bir hukuki tuzak haline geldi. Mağduriyetlerin önüne geçilmesi ve iyi niyetli vatandaşlar ile cezai sorumluluğu olan kişilerin ayrılması amacıyla Türk Ceza Kanunu'nda yeni bir hukuki düzenlemeye gidildi. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avukat Şehmus Kaya suç kastı bulunmayan ve sadece yardım amacıyla hesabını yakınına veren kişiler ile komisyon karşılığı hesabını kiralayan şahıslar arasındaki ince çizgiye ve yeni kanunun sunduğu imkanlara dair bilgiler anlattı.
Avukat Kaya, iyi niyetiyle ve kiralama amacı gütmeden hesabını arkadaşına veya akrabasına veren kişilerin suç kastı taşımadığını, bu nedenle cezalandırılmadıklarını belirtti. TCK 158/4 maddesine eklenen yeni düzenlemenin, hesaplarını komisyon karşılığında kiralayan kişilere yönelik olduğunu ifade eden Kaya, bu kişilere temel cezadan 1/2 oranında indirim öngörüldüğünü vurguladı.
Yeni düzenlemenin detaylarını aktaran Kaya, daha önce TCK 168/2 kapsamındaki etkin pişmanlıktan yararlanmamış kişilerin, kendilerine verilen 6 aylık süre içerisinde mağdurun zararını gidermeleri halinde, temel cezadaki 1/2 indirime ek olarak 1/2 oranında daha etkin pişmanlık indiriminden faydalanabileceğini açıkladı.
Devam eden ve henüz kesinleşmemiş davalarda mahkemelerin bu düzenlemeyi kendiliğinden uyguladığını belirten Avukat Kaya, cezası kesinleşmiş vatandaşların ise mahkemelerine başvurarak uyarlama yargılaması yapılması, 6 aylık zarar giderme süresi verilmesi ve infazın durdurulması yönünde talepte bulunmaları gerektiğini ifade etti.
Son olarak Avukat Şeymus Kaya, uygulamaya giren bu yasal düzenleme, IBAN kullandırma nedeniyle yargılanan veya cezası kesinleşen vatandaşlar için önemli bir hukuki imkan sunduğunu hatırlatırken, mağduriyet yaşayan kişilerin hak kaybına uğramamaları adına dava dosyalarını kontrol ederek ilgili mahkemelere uyarlama dilekçesi vermelerinin büyük önem taşıdığını söyledi.





