Van’da yaşamını yitiren Rojin Kabaiş’in ölümüyle ilgili tartışmalar sürerken, ailesinin avukatı Abdurrahman Karabulut yeni bir açıklama yaptı. Karabulut, 11 Eylül 2024 tarihli ameliyat kayıtları ile otopsi ve Adli Tıp Kurumu (ATK) raporlarının birlikte incelendiğini belirterek, elde edilen bulguların ölümün nasıl gerçekleştiğine ilişkin ciddi soru işaretleri ortaya çıkardığını savundu.
Karabulut, yaptığı açıklamada özellikle otopsi sırasında tespit edildiğini belirttiği Rocuronium ve Ornidazole adlı ilaçlara dikkat çekti.
“Otopsi bulguları dikkat çekici”
Avukat Karabulut’un sosyal medya hesabından yaptığı açıklamasına göre, Rojin Kabaiş’in cansız bedeninin 15 Ekim’de bulunmasının ardından gerçekleştirilen otopside mide ve iç organlarda Rocuronium, midede ise Ornidazole tespit edildi.
Karabulut, normal şartlarda Ornidazole’in belirli enfeksiyonların tedavisinde ve bazı cerrahi müdahaleler sonrasında enfeksiyon riskini azaltmak amacıyla kullanılabildiğini belirtti.
Rocuronium’un ise ameliyat ve anestezi süreçlerinde kullanılan güçlü bir kas gevşetici olduğunu ifade eden Karabulut, söz konusu ilacın solunum kaslarını etkileyebildiğini ve tıbbi gözetim altında kullanılması gerektiğini savundu.
“Rocuronium’un haftalar sonra taze halde bulunması açıklanmalı”
Karabulut açıklamasında, Rocuronium’un vücuttaki yarılanma ömrüne ilişkin değerlendirmelere de yer verdi.
İlacın yarılanma ömrünün yaklaşık 30 ila 90 dakika olduğunu belirten Karabulut, 11 Eylül 2024 tarihindeki ameliyat ile 15 Ekim’deki otopsi arasında haftalar bulunduğuna dikkat çekti.
Karabulut, bu nedenle otopsi sırasında tespit edildiğini söylediği Rocuronium’un kaynağının ve vücuda giriş zamanının ayrıntılı şekilde araştırılması gerektiğini savundu.
Avukat, söz konusu bulguların yalnızca ameliyat kayıtlarıyla açıklanamayacağını ileri sürerek, adli ve tıbbi incelemelerin kapsamlı biçimde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
“Kimyasalların nasıl vücuda girdiği araştırılmalı”
Karabulut, açıklamasında otopside tespit edildiğini belirttiği maddelerin Rojin Kabaiş’in ölümünden hemen önce vücuduna verilmiş olabileceğini öne sürdü.
Avukatın iddiasına göre, bu ilaçlara erişim imkânı bulunan kişilerin ve ilaçların temin edilme süreçlerinin araştırılması gerekiyor.
Karabulut, söz konusu bulguların Kabaiş’in ölümünün doğal bir süreç sonucunda gerçekleştiği yönündeki değerlendirmeler açısından da yeniden ele alınması gerektiğini savundu.
Ancak avukatın açıklamasında yer alan bu değerlendirmeler iddia niteliğinde olup, maddelerin ne zaman ve nasıl vücuda girdiği ile ölüm arasındaki kesin nedensellik ilişkisinin yetkili adli makamlar ve bilirkişi incelemeleri tarafından ortaya konulması gerekiyor.
Ameliyat kayıtları yeniden gündemde
Karabulut, 11 Eylül 2024 tarihinde gerçekleştirilen ameliyata ilişkin kayıtların da otopsi ve ATK raporlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Ameliyat sırasında kullanılan ilaçların, dozlarının, uygulama şekillerinin ve tıbbi kayıtların ayrıntılı biçimde incelenmesinin olayın aydınlatılması açısından önem taşıdığını ifade eden Karabulut, özellikle otopside tespit edildiğini söylediği Rocuronium ve Ornidazole maddelerinin kaynağının belirlenmesini istedi.
Ailenin adalet arayışı sürüyor
Rojin Kabaiş’in ölümüyle ilgili süreçte ailesinin ve avukatlarının olayın tüm yönleriyle araştırılmasını istediği belirtiliyor.
Karabulut’un son açıklamasıyla birlikte otopsi bulguları, ameliyat kayıtları ve ilaçların kullanım süreçleri yeniden tartışma konusu oldu.
Aile ve avukatları, ölümün gerçekleşme biçimine ilişkin soru işaretlerinin giderilmesi ve tüm ihtimallerin bilimsel veriler ışığında araştırılması çağrısında bulunuyor.
“Gerçeğin tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasını istiyoruz”
Avukat Abdurrahman Karabulut, açıklamasında elde edildiğini belirttiği adli-tıbbi verilerin yeniden değerlendirilmesinin önemine vurgu yaptı.
Karabulut’un açıklamalarına göre, soruşturmanın bundan sonraki aşamasında özellikle ilaçların kaynağı, vücuda giriş zamanı, ameliyat kayıtları, toksikolojik incelemeler ve otopsi bulguları arasındaki ilişkinin ayrıntılı biçimde ele alınması gerekiyor.
Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturmanın sonucunda, mevcut bulguların nasıl değerlendirileceği ve avukatın öne sürdüğü iddiaların adli makamlar tarafından nasıl karşılık bulacağı ise sürecin ilerleyen aşamalarında netleşecek.




