Açıklamada, bütün dillerin insanlığın temel değerleri olduğu vurgulanarak, Kürtçenin yok sayılmasının, yasaklanmasının ya da asimilasyona uğratılmasının “insanlığa karşı işlenmiş büyük bir suç” olduğu ifade edildi. Kürtçenin tüm kamusal ve toplumsal alanlarda özgürce kullanılabilmesi gerektiği belirtildi.
İnisiyatif, şu taleplerde bulundu:
1. Kürtçenin resmen tanınması ve anayasal statüye kavuşturulması,
2. Okul öncesinden üniversiteye kadar tüm eğitim kademelerinde Kürtçenin eğitim dili olması,
3. Orijinali Kürtçe olup Türkçeye çevrilen tüm yer ve nesne adlarının iade edilmesi,
4. Kürtçenin kullanımını kısıtlayan tüm yasal ve fiili engellerin kaldırılması,
5. Kürt dilinin kalıcı özgürlüğü için Kürt kimliğinin anayasal güvence altına alınması.
Açıklamada ayrıca, demokratik ve barışçıl bir toplumun inşası için devlet kurumlarına çağrı yapılarak, bu taleplerin anayasal ve yasal düzeyde kabul edilmesi ve uygulamaya geçirilmesi istendi.
Kürt Dili İçin Toplumsal İnisiyatif, tüm toplumsal kesimleri Kürtçenin korunması ve geliştirilmesi yönünde destek vermeye davet ederek, demokratik ve insani mücadelenin her alanda güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.





