Obezitenin günümüzde giderek daha fazla kişiyi etkileyen ve birçok sağlık sorunuyla ilişkili kronik bir hastalık olduğunu belirten Diyarbakır’da görev yapan Diyetisyen Elif Ayhan, obeziteyle mücadelede doğru bilinen yanlışlara dikkat çekti.
Ayhan, obezitenin yalnızca tartıdaki kilo veya dış görünüş üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade ederek, kişinin genel sağlık durumu ve yaşam kalitesinin dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Obezitenin birçok nedeni bulunuyor
Obezitenin tek bir nedene bağlı olarak ortaya çıkmadığını belirten Ayhan, genetik yatkınlığın yanı sıra sağlıksız beslenme alışkanlıkları, yetersiz fiziksel aktivite, düzensiz uyku ve stres gibi birçok faktörün kilo artışında etkili olabileceğini kaydetti.
Gıdaya erişimin kolaylaşması ve hareketsiz yaşam tarzının yaygınlaşmasının da obezite riskini artırdığına dikkat çeken Ayhan, erken farkındalığın önemine vurgu yaptı.
Ayhan, “Obeziteyi yalnızca dış görünüş veya tartıdaki rakam üzerinden değerlendirmemek gerekiyor. Önemli olan kişinin sağlığını ve yaşam kalitesini nasıl etkilediğidir. Bu nedenle erken fark edilmesi ve kişiye uygun bir yaşam tarzı değişikliği planlanması büyük önem taşıyor” dedi.
“Herkes için aynı diyet programı uygulanamaz”
Obezite tedavisinde herkese uygulanabilecek tek tip bir diyet programının bulunmadığını belirten Diyetisyen Elif Ayhan, beslenme planının kişinin yaşına, sağlık durumuna, yaşam biçimine ve ihtiyaçlarına göre hazırlanması gerektiğini söyledi.
Özellikle herhangi bir sağlık sorunu bulunan kişilerin kendi başına diyet uygulamaması gerektiğini ifade eden Ayhan, doktor ve diyetisyen iş birliğinin önemine dikkat çekti.
Ayhan, “Herhangi bir hastalık varsa kişi tek başına beslenmesini düzenlemeye çalışmamalı. Doğru bildiği şey yanlış, yanlış bildiği şey doğru çıkabiliyor. Bu yüzden doktor ve diyetisyenle beraber yol alınmalı” ifadelerini kullandı.
Çocuklarda katı diyet uyarısı
Çocukluk dönemindeki obezite konusunda ailelere de önemli uyarılarda bulunan Ayhan, düşük kalorili, katı yasaklara dayanan veya hızlı kilo kaybını amaçlayan diyetlerin çocuklar açısından doğru bir yaklaşım olmadığını belirtti.
Ayhan, “Çocuklarda düşük kalorili, katı yasaklara dayanan veya hızlı kilo kaybını hedefleyen diyetlerden kaçınılmalı. Çocuğu aç bırakmak değil, ona doğru beslenmeyi öğretmek hedeflenmeli” dedi.
“Çocukları suçlamayın, ailece mücadele edin”
Ailelerin çocuklara yaklaşımının da büyük önem taşıdığını belirten Ayhan, kilo problemi yaşayan çocukların suçlanmasının veya başka çocuklarla kıyaslanmasının özgüvenlerini olumsuz etkileyebileceğini söyledi.
Yemek sırasında televizyon, telefon veya tablet gibi ekranların kullanılmasının da sağlıklı beslenme alışkanlıklarını olumsuz etkileyebileceğini belirten Ayhan, ekran karşısında yemek yiyen çocukların tokluk sinyallerini yeterince fark edemeyebileceğini ifade etti.
Sağlıklı beslenme alışkanlığının çocuklara kazandırılmasında ebeveynlerin rol model olması gerektiğini vurgulayan Ayhan, sözlerini şöyle tamamladı:
“Anne babanın sağlıklı beslenmeyi önce kendi üzerinde, sonra çocuğa rol model olarak devam ettirmesi gerekiyor. Çocukla değil, aile olarak problemlerle mücadele etmeliyiz.”





