Tanrıkulu, köy ziyaretleri kapsamında yaptığı açıklamada, geçtiğimiz yıl çiftçilerin pamuğu 23–24 liradan sattığını, ancak bu yıl üretim maliyetinin 30 liranın üzerine çıktığını söyledi. “Mazot, gübre, işçilik, elektrik ve diğer tüm giderler eklendiğinde 1 kilo pamuğun üretim maliyeti 30 lirayı aşıyor. Buna rağmen çiftçi bugün topladığı pamuğu tüccara veya fabrikaya en fazla 26–27 liradan satabiliyor. Yani her kilogram pamukta zarar ediyor,” diyen Tanrıkulu, mevcut koşulların üretimi sürdürülemez hale getirdiğini vurguladı.
Tanrıkulu, Türkiye’nin yıllık pamuk tüketiminin 1 milyon 500 bin ton, ancak bu yılki üretimin 700 bin ton civarında olmasının beklenildiğini belirterek, “Çiftçimiz desteklense, bu ithalata gerek kalmaz ama destek olmadığı gibi bir de DEDAŞ’ın bölgedeki zulmü var” ifadelerini kullandı.
“Kaçak elektrik yok, ama cezalar ve trafo sökümü var”
Tanrıkulu, bölgedeki birçok köyde çiftçilerin kaçak elektrik kullanmadığı halde cezalarla karşılaştığını ve trafolarının söküldüğünü dile getirdi:“Bulunduğumuz bu köyde sadece 8 trafo sökülmüş; üstelik kaçak kullanım tespit edilmeden. Elektriksiz bir şekilde tarım yapmak zorunda kalan çiftçiler, bu koşullarda üretimi nasıl sürdürsün?”
“GAP Sulama Projesi hâlâ tamamlanmadı”
Tanrıkulu, GAP Sulama Projesi’nin yıllardır bitirilmemiş olmasına da tepki göstererek, “Yanı başımızda Silvan Barajı var ama barajın suları kanallar yapılmadığı için bu topraklara ulaşmadı. Çiftçiler sulama için tamamen enerjiye bağımlı hale getirildi, ama enerji desteği de yok” dedi.
“Destek verilmezse pamuk üretimi sıfıra düşecek”
Tanrıkulu, hükümete çağrıda bulunarak sözlerini şöyle tamamladı: “Geçtiğimiz yıl pamuk üretimi ülke genelinde %15 azaldı. Eğer bu yıl da destek verilmezse, bölgede pamuk üretimi neredeyse sıfıra düşecek. Çiftçilerimizin, yurttaşlarımızın sesine kulak verin ve DEDAŞ’ın uyguladığı bu zulme son verin.”