Sanofi ve Yuvam Dünya Derneği tarafından geliştirilen, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve İl Sağlık Müdürlüğü işbirliğiyle yürütülen projenin tanıtımı kentte düzenlenen basın toplantısıyla gerçekleştirildi.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH), 2023 yılında yaklaşık 3,4 milyon kişinin ölümüne neden oldu. Hastalık, dünya genelinde en fazla ölüme yol açan üçüncü sağlık sorunu olarak kayıtlara geçti.
Hava kirliliği KOAH başvurularını artırıyor
Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Doç. Dr. Mikail Özdemir, son üç yılda hastanelere yapılan 39 bin solunum yolu başvurusunu incelediklerini belirtti.
Özdemir, incelemelerde hava kirliliğinin yüksek olduğu günlerde KOAH nedeniyle yapılan başvuruların yaklaşık 1,5 kat arttığının tespit edildiğini açıkladı.
Fatma Şahin: İklim direnci üzerinde çalışıyoruz
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, iklim değişikliğiyle mücadelede öngörme, önleme ve ölçümlemenin önemine dikkat çekti.
Su güvenliği, yeşil enerji, iklim direnci ve veri güvenliği konularında çalışmalar yürüttüklerini belirten Şahin, bu süreçte güçlü işbirliklerine ihtiyaç duyduklarını ifade etti.
“Hastaların gününü acilde değil evinde geçirmesini istiyoruz”
Sanofi Avrasya Bölge Başkanı Cem Öztürk, iklim değişikliğinin yalnızca doğal afetlerle sınırlı olmadığını, havadaki toz ve partikül seviyesindeki artışların, nem değişimlerinin KOAH hastaları için ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiğini söyledi.
Öztürk, projenin temel hedefinin hastalığın etkilerini önceden öngörmek ve hastaların sağlık durumlarının ağırlaşmasını önlemek olduğunu belirterek, hastaların günlerini acil servislerde geçirmek yerine evlerinde daha sağlıklı geçirebilmeleri için çalıştıklarını kaydetti.
İklim krizine uyum vurgusu
Yuvam Dünya Derneği Başkanı Kıvılcım Pınar Eğilmez Kocabıyık ise iklim krizinin insan sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
İklim değişikliğiyle mücadelede emisyonların azaltılmasının yanı sıra değişen koşullara uyum sağlamanın da önemli olduğunu belirten Kocabıyık, bilimsel verilerin sağlık sistemleri, şehir planlaması, altyapı ve kamu politikalarına yansıtılması gerektiğini ifade etti.
Kocabıyık, “İklimden Nefese” projesinin de iklim kaynaklı sağlık risklerine karşı önceden önlem alınması anlayışıyla geliştirildiğini söyledi.
Meteoroloji ve e-Nabız verileri kullanılacak
Proje kapsamında sıcaklık, nem, hava kalitesi, toz taşınımı ve sağlık verilerinin birlikte değerlendirilmesi planlanıyor. Böylece KOAH hastaları açısından risk oluşturabilecek günlerin önceden belirlenmesi amaçlanıyor.
Meteoroloji sistemleri ve e-Nabız ile entegre çalışması hedeflenen erken uyarı modeli sayesinde hastaların riskli dönemlerde gerekli önlemleri alabilmesi, hekimlerin ve sağlık kuruluşlarının da olası hasta yoğunluğuna karşı hazırlık yapabilmesi öngörülüyor.
Gaziantep'te geliştirilecek modelin doğrulama ve pilot uygulama aşamalarının ardından farklı illerin iklim ve çevre koşullarına uyarlanarak yaygınlaştırılması planlanıyor.





