Barut, 1 Mayıs’a ekonomik kriz, artan enflasyon, işsizlik ve güvencesiz çalışmanın gölgesinde girildiğini belirterek, emekçilerin ağır yaşam koşullarıyla karşı karşıya olduğunu ifade etti. Açıklamada, küresel ve bölgesel düzeyde süren savaşların ve çatışmaların da halklar üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekildi.
“1 Mayıs tarihi bir çağrıdır”
Yapılan açıklamada, 1 Mayıs’ın yalnızca bir bayram olmadığı, aynı zamanda “tarihi bir hesaplaşma ve dönüşüm çağrısı” olduğu vurgulandı. Emeğin özgürleşmesi ile halkların özgürlüğü arasında güçlü bir bağ olduğuna işaret edilerek, barış ve demokrasinin sağlanmadığı bir ortamda eşitlik ve adaletin mümkün olmayacağı belirtildi.
Platform, Ortadoğu’da enerji hatları, su kaynakları ve yer altı zenginlikleri üzerinden süren çatışmaların bölgeyi derin bir çıkmaza sürüklediğini ifade ederek, Türkiye’nin de “savaş ve yoksulluk ile demokratik, eşitlikçi bir gelecek arasında bir yol ayrımında” olduğu görüşünü dile getirdi.
Üç başlıkta çağrı: Ekmek, barış, adalet
Açıklamada 1 Mayıs için öne çıkan talepler üç başlıkta toplandı:
- Ekmek için: İnsanca yaşam, vergide adalet ve güvenceli iş talebi
- Barış için: Silahların susması, demokratik ve kalıcı barışın sağlanması
- Adalet ve demokrasi için: Kayyum politikalarına, tutuklamalara ve temel haklara yönelik baskılara son verilmesi
Platform, “Sömürüye karşı emeğin birliği, savaşa karşı barışın birliği, baskıya karşı demokrasinin birliği” şiarıyla tüm kesimleri ortak mücadeleye çağırdı.
İstasyon Meydanı’na davet
Emek Demokrasi Platformu, tüm emekçileri, kadınları, gençleri ve toplumun farklı kesimlerini 1 Mayıs günü saat 12.00’de Diyarbakır İstasyon Meydanı’nda bir araya gelmeye davet etti.
Açıklama, “Yaşasın 1 Mayıs, yaşasın emekçilerin birliği ve mücadelesi” mesajıyla son buldu.



