Altı Nokta Körler Derneği Diyarbakır Şubesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıya; 21 Diyarbekir Engelliler Spor Kulübü, Amed Görme Engelliler Spor Kulübü, Dicle Görme Engelliler Derneği, Diyarbakır Görmae Engelliler Spor Kulübü, Kayapınar Engelliler Spor Kulübü üyeleri ve çok sayıda basın mensubu katıldı.

Toplantıda yapılan açıklamayı Altı Nokta Körler Derneği Diyarbakır Şube Sekreteri Yakup Berent okudu. Berent, beyaz bastonun sadece bir araç değil, görme engellilerin bağımsızlık ve eşit yurttaşlık sembolü olduğunu vurguladı.

“Beyaz baston, var olma ve güvenle yol alma hakkımızın simgesidir”

Açıklamada, 15 Ekim’in yalnızca bir farkındalık günü değil, görme engellilerin toplumda güvenli hareket etme ve eşit yaşama talebinin bir simgesi olduğu ifade edildi.

“Beyaz baston bizim için sadece bir yardımcı araç değil; kamusal alanda var olma, güvenle yol alma ve eşit yurttaşlık talebimizin sembolüdür” diyen Berent, Diyarbakır’da hâlâ güvenli erişimin mümkün olmadığını söyledi.

Görme engelli bireylerin günlük yaşamda karşılaştıkları engellere değinen Berent, şunları kaydetti:

“Kentimizde bozuk kaldırımlar, yarım bırakılan sarı takip çizgileri, işgal edilmiş yaya yolları, çukurlar ve düzensiz yol çalışmaları nedeniyle her gün tehlike altındayız. Toplu taşıma araçlarında sesli durak anonslarının çoğu çalışmıyor, bazı sürücülerin duyarsızlığı da hareket özgürlüğümüzü ciddi biçimde kısıtlıyor. Bu eksiklikler basit bir ihmalkârlık değil, eşit yurttaşlık hakkımızın ihlalidir.”

“Kaldırımlar, anons sistemleri ve köpek saldırıları büyük risk oluşturuyor”

Berent, birçok binanın bodrum katlarının açık bırakılması, yüksek girişler ve dükkan önlerinde oluşan kot farklarının görme engelliler için ciddi tehlike oluşturduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Korumasız seviye farkları, bariyersiz inişler ya da ani adım uçurumları; basit bir mimari ihmalin bile ağır sonuçlara yol açabileceğini göstermektedir. Tarihi doku korunurken, erişilebilirliğin sağlanması için yaratıcı ve katılımcı çözümler üretilmelidir.”

Ayrıca, son zamanlarda artan sokak köpeği saldırılarına da dikkat çekildi.

“Beyaz bastonlar, köpekler tarafından şiddet objesi olarak algılanıyor. Bu nedenle birçok görme engelli yurttaşımız saldırıya uğruyor. Bu sorun acilen çözülmelidir” denildi.

Somut talepler sıralandı

Etkinlikte, yerel yönetimlere ve ilgili kurumlara yönelik çözüm önerileri de sıralandı. Görme engelli bireyler adına okunan talepler şöyle sıralandı:

* Kaldırımlar, geçiş yolları ve sarı takip taşları ulusal erişilebilirlik standartlarına uygun hale getirilsin.

* Kaldırım işgallerine karşı etkin denetim uygulansın, kaldırımlar masa, pano, direk gibi engellerden arındırılsın.

* Toplu taşıma araçlarında sesli durak anons sistemleri aktif hale getirilsin, şoförlere erişilebilirlik eğitimi verilsin.

* Bodrum girişleri, yüksek eşikler ve dükkan önlerindeki tehlikeli kot farkları güvenli rampalarla düzenlensin.

* Kamu kurumlarında Braille levhalar, kabartmalı yönlendirmeler ve sesli asansör sistemleri yaygınlaştırılsın.

Diyarbakır’lı Genç Mimarların Doğa Sevgisi
Diyarbakır’lı Genç Mimarların Doğa Sevgisi
İçeriği Görüntüle

* Deprem sonrası tahrip olan sarı takip taşları onarılsın.

* Sokak köpekleri için güvenli barınaklar oluşturulsun veya sahiplendirme çalışmaları artırılsın.

* Yerel yönetimlerde görme engelli temsilcilerinin yer aldığı erişilebilirlik izleme ve danışma kurulları oluşturulsun.

“Erişilebilirlik, insan onuruna dayalı temel bir haktır”

Basın açıklamasında, erişilebilirliğin bir lütuf değil, temel bir hak olduğu vurgulandı.

“Erişilebilirlik bir ayrıcalık değil, insan onuruna dayalı temel bir haktır. Diyarbakır'ın görme engelliler için gerçekten güvenli ve yaşanabilir bir kent olması bu taleplerin uygulanmasına bağlıdır. Yerel yöneticileri, kurumları, esnafı, meslek odalarını, medyayı ve tüm Diyarbakır halkını bu hak temelli mücadelede yanımızda olmaya çağırıyoruz.”

Etkinlik, katılımcıların yaşadıkları sorunları dile getirdiği konuşmaların ardından toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Kaynak: NURETTİN FİDANCAN