DİYARBAKIR – Türkiye’nin yakın tarihindeki en acı dönemlerden biriyle özdeşleşen Diyarbakır 5 No’lu E Tipi Cezaevi, geçmişte yaşananları gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla Hafıza ve Anı Müzesi’ne dönüştürülüyor. Cezaevinin iç ve dış alanlarında yürütülen düzenleme çalışmalarında sona yaklaşılırken, tarihi yapının müze ve kültür alanı olarak yeniden işlevlendirilmesi için çalışmalar devam ediyor.
Merkez Bağlar ilçesinde bulunan ve 12 Eylül askeri darbesinin ardından yaşanan ağır insan hakları ihlalleri nedeniyle kamuoyunun hafızasında önemli bir yer edinen cezaevi, yeni işleviyle geçmişle yüzleşmenin, toplumsal belleği korumanın ve yaşananları gelecek kuşaklara aktarmanın merkezlerinden biri olmayı hedefliyor.
1972’de Yapımına Başlandı, 1980’de Açıldı
Diyarbakır Cezaevi’nin yapımına 1972 yılında başlandı. İnşaatı tamamlanan cezaevi, 4 Temmuz 1980’de hizmete açıldı. Ancak 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından askeri yönetimin kontrolüne geçen cezaevi, kısa süre içerisinde kötü muamele ve işkence iddialarıyla anılmaya başladı.
Özellikle darbe sonrasındaki dönemde cezaevinde yaşananlar, Türkiye’nin yakın tarihindeki en ağır insan hakları ihlalleri arasında yer aldı. Cezaevinde yaşananlara ilişkin çok sayıda kitap, belgesel ve araştırma hazırlanırken, burada yaşananlar toplumsal hafızada derin izler bıraktı.
Uzun yıllar ceza infaz kurumu olarak kullanılan yapı, 9 Mayıs 1988’de Adalet Bakanlığına devredildi. Cezaevinin geçmişi, yalnızca Diyarbakır açısından değil, Türkiye’nin demokrasi, insan hakları ve yakın tarih tartışmaları bakımından da önemini korudu.
Kültür Merkezi Dönüşümü İçin İlk Adım 2021’de Atıldı
Diyarbakır Cezaevi’nin farklı bir işleve kavuşturulması yönündeki süreçte önemli gelişmelerden biri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 9 Temmuz 2021’de Diyarbakır’a gerçekleştirdiği ziyaret sırasında yaptığı açıklama oldu.
Erdoğan, cezaevinin boşaltılarak kültür merkezi olarak hizmete sunulacağını duyurdu. Bu açıklamanın ardından yapının geleceğine ilişkin çalışmalar hız kazandı.
11 Ekim 2022’de Adalet Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı arasında imzalanan protokolün ardından cezaevi, Kültür ve Turizm İl Müdürlüğüne devredildi. 24 Ekim 2022’de ise cezaevinin tabelası indirildi. Böylece yapının cezaevi olarak kullanımından kültür ve hafıza alanına dönüştürülmesine yönelik süreçte yeni bir aşamaya geçildi.
Tarihi Yapı Koruma Altına Alındı
Diyarbakır Cezaevi’nin müze ve kültür alanı olarak değerlendirilmesi amacıyla restorasyon ve düzenleme çalışmaları başlatıldı. Diyarbakır Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından “Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı” olarak tescil edilen yapı, tarihi niteliği ve taşıdığı toplumsal anlam doğrultusunda korunarak yeniden işlevlendiriliyor.
Proje kapsamında cezaevinin fiziksel yapısının korunmasının yanı sıra alanın müze işlevine uygun hale getirilmesi hedefleniyor. İç mekânların ve çevrenin düzenlenmesine yönelik çalışmalar sürerken, tarihi yapının geçmişteki kimliğini ve yaşananların hafızadaki yerini yansıtacak bir alan olarak hazırlanması amaçlanıyor.
Üç etap halinde yürütülen projenin ilk iki etabında fiziki gerçekleşme oranının yüzde 90’a ulaşması, dönüşüm çalışmalarında önemli bir aşamaya gelindiğini ortaya koyuyor.
Hafıza ve Anı Müzesi Olacak
Hafıza ve Anı Müzesi projesi, geçmişte yaşananların yalnızca tarih kitaplarında kalan bilgiler olarak değil, mekânın tanıklığı üzerinden de anlaşılmasını amaçlıyor. Diyarbakır Cezaevi’nin müzeye dönüştürülmesiyle birlikte yapının geçmişi, insan hakları ihlalleri ve toplumsal hafıza konularının ziyaretçilere aktarılması hedefleniyor.
Müzenin, geçmişte yaşananları hatırlama ve bunların gelecek kuşaklara aktarılması bakımından önemli bir işlev üstlenmesi bekleniyor. Bu yönüyle proje, tarihi bir yapının korunmasının yanı sıra yakın tarihle yüzleşme ve insan hakları bilincinin güçlendirilmesi açısından da önem taşıyor.
Cezaevinin geçmişteki işlevinden farklı olarak bir hafıza alanına dönüştürülmesi, mekânın taşıdığı anlamın korunarak yeni kuşaklarla buluşturulmasını sağlayacak.
Açılış İçin Gözler Son Düzenlemelerde
Diyarbakır 5 No’lu E Tipi Cezaevi’nde yürütülen çalışmalarda iç ve dış düzenlemelerin tamamlanmasına yönelik hazırlıklar sürüyor. İlk iki etapta yüzde 90 fiziki gerçekleşme oranına ulaşılırken, projenin kalan çalışmalarının tamamlanması bekleniyor.
Önümüzdeki aylarda açılması beklenen Hafıza ve Anı Müzesi’nin hizmete girmesiyle birlikte Diyarbakır’ın yakın tarih açısından önemli mekânlarından biri yeni bir kimlik kazanacak.
Bir dönem yaşanan ağır insan hakları ihlalleriyle anılan cezaevinin müzeye dönüştürülmesi, geçmişin izlerini koruma ve toplumsal hafızayı canlı tutma çabalarının önemli adımlarından biri olarak değerlendiriliyor. Açılışla birlikte yapının ziyaretçilere hangi kapsamda sunulacağı ve müze içeriğinin nasıl şekilleneceği de merakla bekleniyor.




