1600’lü yıllarda inşa edilen ve deprem sonrası kullanılamaz hale gelen tarihi caminin restorasyonu, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülüyor.
Caminin özgün mimari özelliklerinin korunması ve depremlere karşı daha dayanıklı hale getirilmesi amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında minare, çatı, tonoz ve beden duvarlarında kapsamlı restorasyon ve güçlendirme çalışmaları gerçekleştirildi.
22 tarihi eser ağır hasar gördü
Gaziantep Vakıflar Bölge Müdürü Erdoğan Tunç, Kilis’te 50 tescilli vakıf kültür varlığının bulunduğunu belirterek, 6 Şubat depremlerinde kentteki 22 eserin ağır hasar gördüğünü söyledi.
Bu eserlerden 12’sinin restorasyonunun tamamlandığını ifade eden Tunç, 3 eserin daha bu hafta tamamlanarak ibadete ve hizmete açılacağını, Akcurun Camisi’ndeki çalışmaların da son aşamaya ulaştığını kaydetti.
Özgün mimari korunuyor
Restorasyon çalışmalarında tarihi yapıların özgün kimliğinin korunmasına büyük önem verdiklerini belirten Tunç, "Eseri, statik anlamda özgünlüğü korunarak gelecek nesillere daha sağlıklı ve daha güvenli aktarmak için gayret sarf ediyoruz. Akcurun Camisi'nde restorasyon çalışmalarımız son aşamaya geldi. Önümüzdeki günlerde 3 camimiz ile bu camimizi de ibadete açacağız." ifadelerini kullandı.
Tunç, depremde özellikle minarenin ağır hasar gördüğünü belirterek, minarenin kenet-zıvana yöntemiyle yenilendiğini söyledi. Çatının tamamen elden geçirildiğini ve tonozların güçlendirildiğini aktaran Tunç, beden duvarlarına enjeksiyon uygulandığını ve duvarların çelik gergilerle güçlendirildiğini ifade etti.
Ahşap donatıların tamamlanmasının ardından restorasyonun tamamlanacağını belirten Tunç, diğer tarihi eserlerdeki çalışmaların da sürdüğünü ve restorasyonu devam eden yapıların gelecek yıl içerisinde ibadete ve hizmete açılmasının planlandığını kaydetti.




