Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Doç. Dr. Boran, bebeklerin kafa yapısının da tıpkı vücudun diğer bölümleri gibi büyük ölçüde genetik özelliklerden etkilendiğini aktardı.

Bu nedenle her bebeğin kafasının tamamen yuvarlak olmasının gerekmesiğpine değinen Boran, "Anne ve babanın kafa yapısı, bebeğin kafa şeklinde belirleyici olabilir. Ancak bazı durumlarda, kafa şekli bozukluğu, yalnızca genetik özelliklerle açıklanamaz. Bu nedenle özellikle kranyosinostoz, yani kafa şekil bozukluğu açısından dikkatli olunması gerekir." değerlendirmesini yaptı.

Bebeklerin kafatasının doğumda erişkinlerdeki gibi tek parça, sert bir kemik yapı olmadığını belirten Boran, şunları kaydetti:

"Bebeklerin kafatasını oluşturan kemikler arasında 'sütür' adı verilen birleşim bölgeleri bulunur. Bu yapılar, bebeğin beyni büyürken kafatasının da büyümesine olanak sağlar. Normal gelişim sürecinde bu bölgeler zaman içerisinde kapanır. Ancak bu bölgelerden birinin normalden önce kapanması durumunda, o bölgede kafatasının büyümesi kısıtlanırken, diğer bölgelerde büyüme devam eder. Bunun sonucunda da bebeğin kafa şekli zaman içerisinde belirgin biçimde bozulabilir. Bu duruma kranyosinostoz adı verilir.”

Uzmanlardan kök hücre bağışında yanlış bilgilere karşı uyarı: “Korkuya değil, doğru bilgiye ihtiyaç var”
Uzmanlardan kök hücre bağışında yanlış bilgilere karşı uyarı: “Korkuya değil, doğru bilgiye ihtiyaç var”
İçeriği Görüntüle

- "Deneyimli bir uzmana başvurulmalı"

Doç. Dr. Boran, kranyosinostozun her vakada beyin gelişimini olumsuz etkilemediğini ancak bazı durumlarda kafa içindeki basınç artışı ve nörolojik problemlere yol açabileceğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:

"Özellikle ilerleyici ve belirgin kafa şekil bozukluklarında erken değerlendirme önemli. Çünkü erken tanı, uygun tedavinin planlanması açısından kritik rol oynar. Tedavi ise hastalığın tipine, bebeğin yaşına ve erken kapanan kafatası birleşme hattına göre değişebilir. Uygun hastalarda cerrahi tedaviyle erken kapanan bu birleşme hattının düzeltilmesi ve kafatasının normal büyümesine olanak sağlanması, mümkün olabilir."

Söz konusu durumun önemli bir bölümünün genellikle daha basit nedenlerle ortaya çıkan pozisyonel kafa şekil bozuklukları nedeniyle gerçekleştiğini aktaran Boran, özellikle bebeğin uzun süre aynı pozisyonda yatmasının kafatasının arka bölümünde düzleşmeye neden olabileceğini anlattı.

Boran, bebeklerin kafatasının ilk aylarda oldukça esnek olduğuna dikkati çekerek, "Sürekli aynı bölgenin yatağa temas etmesi, o bölgede basıya bağlı düzleşmeye neden olabilir. Bu durum sütürlerin erken kapanmasıyla aynı şey değil ve çoğu zaman pozisyon değişiklikleriyle önlenebilir veya azaltılabilir." ifadelerini kullandı.

Boran, pozisyona bağlı kafa şekil bozukluklarını önlemek için ebeveynlere önerilerde bulundu:

"Bebeğin güvenli uyku kurallarına uygun şekilde sırtüstü yatırılması sürdürülürken, başının baktığı yön değiştirilebilir. Güvenli olduğu sürece ve bir yetişkin gözetiminde, bebeğin hareket etmesine ve farklı pozisyonlarda zaman geçirmesine olanak sağlayın. Bebeği kucakta daha dik pozisyonda tutmak veya uygun taşıma yöntemlerinden yararlanmak, uzun süreli basıyı azaltmaya yardımcı olabilir."

Ebeveynlerin bebeğin kafa şekliyle ilgili endişe yaşamasının son derece doğal olduğunu kaydeden Boran, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bebeğin kafa şeklinin yaşı ilerledikçe daha da belirgin biçimde değiştiğini düşünüyorsanız, başın bir tarafında belirgin düzleşme varsa veya kafa yapısında sizi endişelendiren bir farklılık gözlemliyorsanız, bunu kendi başınıza değerlendirmek yerine çocuk beyin ve sinir cerrahisi konusunda deneyimli bir uzmana başvurmanız en doğru yaklaşım olacaktır. Çoğu durumda önemli bir sorun saptanmasa da, nadir görülen ancak erken tanı ve tedavi gerektiren durumların gözden kaçırılmaması açısından uzman değerlendirmesi önem taşır."

Kaynak: AA