Binlerce yıllık geçmişe sahip olan Zerzevan Kalesi, insanlık tarihinin farklı kültürel ve inanç evrelerine ev sahipliği yapmış olmasıyla dikkat çekiyor. Pagan ve Hristiyan Roma dönemine ait mimari izler, kalenin içinde günümüze kadar korunmuş durumda. En önemli keşiflerden biri olan Mithraeum (Mithras Tapınağı), Roma’nın doğu sınırındaki ilk ve dünyanın keşfedilen son Mithras Tapınağı olma özelliğini taşıyor.

Tarihten Günümüze Açılan Kapı
Zerzevan Kalesi’nde yürütülen kazı çalışmalarına dair bilgi veren arkeologlar, bölgenin yalnızca 12 yıllık kazı sürecinde bile insanlık tarihine ışık tutan önemli bulgulara ulaşıldığını belirtiyor. Elde edilen veriler, kalenin tarihini M.Ö. 1. yüzyıla, yani yaklaşık 3 bin yıl öncesine, Asur İmparatorluğu’na kadar götürüyor.
Kazılarda ortaya çıkan ok uçları, mızraklar, kılıçlar ve diğer silahlar, Roma dönemine ait izleri gözler önüne seriyor. Arkeologlar, “Bugüne kadar kazılarda günlük yaşamda kullanılan birçok eşya bulduk. Roma dönemine ait iki kılıç ele geçirildi, bunlardan biri oldukça parçalanmış durumdaydı” bilgisini paylaştı.

Mithras Tapınağı’nın Gizemi
Zerzevan Kalesi’nde bulunan Mithras Tapınağı, bölgenin en çok ilgi çeken yapılarından biri. Mithras kültü, Roma İmparatorluğu’nun farklı bölgelerinde gizli topluluklar tarafından sürdürülmüş ve dünya üzerinde yalnızca 22 Mithras Tapınağı keşfedilmiş durumda. Arkeologlar, Zerzevan’daki tapınağın bu alandaki en son keşif olduğunun altını çiziyor.
“Roma’nın hâkim olduğu tüm topraklarda Mithras tapınaklarına rastlanıyor. Zerzevan’daki tapınağın keşfi bu açıdan çok önemli. Belki ilerleyen yıllarda Bismil’de veya çevrede başka Mithras tapınakları da ortaya çıkar” diyor uzmanlar.

Gizemli Ziyaretçiler
Zerzevan Kalesi yalnızca tarih meraklılarını değil, farklı inanç gruplarını, enerji uzmanlarını ve mistik yolculuk yapan ziyaretçileri de kendine çekiyor. Arkeologlar, “Kimileri taşlara dokunmak için geliyor, kimileri eski inançlara bağlı oldukları için. Hatta dünyanın önde gelen ailelerinden bazılarının da burayı ziyaret ettiği söyleniyor. Tabii bunu bilmek mümkün değil, çünkü herkes sıradan bir turist gibi geliyor” ifadelerini kullanıyor.
Toprak Altındaki Sırlar
Kazı alanında şu ana kadar 8-9 metre derinliğe kadar inildiğini, ancak daha derinlerde çok daha büyük sırların saklı olduğuna dikkat çekiliyor. Özellikle 12 metrelik su sarnıçları, kalenin altyapısındaki gelişmiş mühendislik örneklerini gözler önüne seriyor. Jeoradar ölçümleriyle 20 metreyi bulan toprak dolgular tespit edilmiş durumda.
Şimdiye kadar Zerzevan Kalesi’nde binlerce eser gün yüzüne çıkarıldı. Bu eserlerin yaklaşık 200 tanesi Diyarbakır Arkeoloji Müzesi’nde oluşturulan özel Zerzevan Kalesi Sergisinde ziyaretçilere sunuluyor.
Altın Sikke Efsanesi
Kazı çalışmalarında bugüne kadar yalnızca iki adet altın sikke bulundu. 2017 yılında bulunan bu sikkeler, halk arasında çeşitli söylentilere yol açtı. Aynı yıl kazı ekibinin kaldığı ev elektrik kontağından çıkan yangında tamamen yanınca, “Altın bulundu, gömüyü buldular yaktılar” şeklindeki dedikodular yörede dolaşmaya başladı. Ancak arkeologlar, bu tür söylentilerin gerçeği yansıtmadığını vurguluyor.
100 Yıllık Kazı Öngörüsü
Uzmanlara göre Zerzevan Kalesi’nin sırlarının tamamen gün yüzüne çıkarılması için en az 100 yıllık bir kazı sürecine ihtiyaç var. Arkeologlar, “Her geçen yıl yeni bir bulgu ortaya çıkıyor. Buradaki kazılar yalnızca Diyarbakır ve Mardin için değil, dünya tarihi açısından da çok büyük öneme sahip” değerlendirmesinde bulunuyor.





