Lokman Hekim Sağlık Grubundan yapılan yazılı açıklamada, "Dünya Baş Boyun Kanserleri Farkındalık Günü" dolayısıyla Saylam'ın yaptığı değerlendirmelere yer verildi.
Saylam, toplumda yeterince bilinmese de baş boyun kanserlerinin dünyada en sık görülen kanser türlerinden biri olduğunu belirtti. Baş boyun kanserlerinin dudak, ağız içi, dil, bademcik, yutak, gırtlak, burun boşluğu, sinüsler, tükürük bezleri ve tiroit bezinde gelişen tümörleri kapsadığını aktaran Saylam, bu bölgenin hem hayati fonksiyonların, hem de sosyal kimliğin merkezi olduğuna işaret etti.
Hastaların önemli bir bölümünün, belirtileri soğuk algınlığı veya diş kaynaklı sorunlarla karıştırdığını, bu nedenle tanıda gecikmeler yaşanabildiğine dikkati çeken Saylam, "Bu kanserler sadece yaşam süresini değil, konuşma, yutma, nefes alma ve estetik görünüm gibi temel insani fonksiyonları da doğrudan etkiler. Bu nedenle farkındalık, tedavinin ilk ve en önemli adımıdır." ifadelerini kullandı.
- "Tütün ve alkol kullanımı başlıca risk faktörü"
Saylam, baş boyun kanserlerinin gelişiminde, tütün ve alkol kullanımının başlıca risk faktörleri arasında bulunduğunu, son yıllarda ise Human Papilloma Virüsü'nün (HPV) orofarinks yani bademcik, dil kökü ve yumuşak damak kanserlerinin en yaygın nedenlerinden biri haline geldiğini kaydetti.
Güneş ışınlarına uzun süre maruz kalmanın dudak kanseri riskini artırdığının altını çizen Saylam, yetersiz ağız hijyeniyle kötü uyumlu protezlerin de ağız içinde kronik tahrişe yol açabildiğini vurguladı.
Saylam, 3 haftayı aşan ses kısıklığı, ağız içinde iyileşmeyen yaralar, yutma güçlüğü, boyunda ağrısız şişlik, tek taraflı burun tıkanıklığı ve tekrarlayan burun kanamalarının ihmal edilmemesi gerektiğine dikkati çekerek, bu şikayetlerin daha uzun sürmesi halinde vakit kaybetmeden bir kulak burun boğaz ve baş boyun cerrahisi uzmanına başvurulması tavsiyesinde bulundu.
- "Erken teşhis yaşam kalitesini koruyor"
Baş boyun kanserlerinin büyük bölümünün önlenebilir olduğuna işaret eden Saylam, sigara ve tütün ürünlerinden uzak durulması, alkol tüketiminin sınırlandırılması, HPV aşısı konusunda hekim görüşü alınması, ağız sağlığına özen gösterilmesi ve dengeli beslenmenin korunmadaki önemine değindi.
Saylam, tedavi başarısında erken teşhisin öneminin altını çizerek, şunları kaydetti:
"Maalesef baş boyun kanseri tanısı alan hastalarımızın yarısını, bu hastalıkla ilişkili nedenlerden kaybediyoruz. Ancak erken evrede yakalanan baş boyun kanserlerinde, tedavi başarı oranı yüzde 80-90'lara ulaşabiliyor. İşte bu nedenle erken teşhis ve müdahale hayat kurtarıyor ve aynı zamanda hastanın sesini, konuşmasını, yutma fonksiyonlarını ve genel yaşam kalitesini de koruyor."