Son zamanlarda Diyarbakır’da yolu unutulmaya yüz tutan atölyeler yeniden hatırlanmaya başlandı. Bu atölyeler giyimden, tamire kadar geniş bir işkolunun hayat bulduğu yerler olurken, ilk sırada ise çaydan kalaycılığı geliyor. Esnaflar unutulmaya yüz tutan atölyelerin yeniden hareketlenmesine neden olan durumu ise “ekonomik kriz vatandaşları eldeki ile yetinmeye sevk ediyor” sözü ile açıklıyor.

Ayrıca çaydan kalaylama atölyelerinde yaşanan yoğunluğun her geçen ay daha fazla arttığını ifade eden esnaflar, “günde 10 ile 15 adet arasında çaydanlığın kalaylanmasını, lehimlemesini, tamirini ve parlatılmasını yapıyoruz. Daha geçen seneye kadar günde birkaç adet çaydanlık tamirini yapıyorduk. İlerleyen zamanda atölyelerde eski yoğunluk yaşanacak. Çünkü dışarıda satılan ürün pahalı oldu. Ürün pahalı oldukça, vatandaşlar elindeki ürünü gittiği yere kadar kullanıyor. Bizim iş yoğunluğumuzda artıyor” şeklinde konuşarak yaşanan durumu özetliyor.
Mesleğimiz Dirildi Ama Çırak Bulamıyoruz
Yaşanan yoğunluktan memnun olduklarını ifade eden çaydan kalaylama ustaları ise en büyük sorunlarının yeni nesil yetiştirememek olduğunu belirtiyor. Yapmış oldukları işin zanaat olduğunu söyleyen çaydanlık kalaylama ustaları, “bu işin geleceğe aktarılması için çırak, kalfa yetişmesi gerekiyor. Aksi halde vatandaşın talebi de olsa bile bu meslek biter. Onun için bizim çırağa ihtiyacımız var. Mesleğimiz dirildi ama çırak bulamıyoruz” diye konuştu.
Atölyelerin yolunu tutan vatandaşlar ise yaşam pahalılığının boyutuna dikkat çekerek, “bir çaydanlık dahi alamıyoruz. Ben bu çaydanlığı 3 defa lehimliyorum. Çünkü piyasada ortalama bir çaydanlık 2 bin lira civarında bulunuyor. Bu pahalılık devam ettiği sürece her türlü meslek yeniden hareketlenir” değerlendirmesinde bulundu.





