Önergede, son yıllarda eğitim sisteminde derinleşen kriz, okullarda artan şiddet olayları, eğitimde eşitsizliklerin büyümesi ve kamusal eğitim ilkesinin zedelenmesine dikkat çekildi. Milli Eğitim Bakanlığı’nın mevcut yönetim anlayışının tüm yönleriyle incelenmesi gerektiği vurgulanan başvuruda, Milli Eğitim Bakanı’nın görev süresine ilişkin idari ve siyasi sorumluluğunun ortaya çıkarılması talep edildi.
Tanrıkulu, eğitim sisteminin bilimsel ilkelere aykırı uygulamalar, liyakatten uzak kadrolaşma ve artan yoksulluk nedeniyle ciddi bir çöküş sürecine girdiğini ifade etti. Önergede, okullarda güvenlik sorunlarının arttığı, öğrenciler ve eğitim çalışanlarının can güvenliğinin tehlikeye girdiği, eğitim kurumlarının bilimsel ve laik eğitim ilkelerinden uzaklaştığı yönündeki iddialara yer verildi.
Ayrıca öğretmen atamaları ve yönetici görevlendirmelerinde liyakat ilkesinin zedelendiği, ekonomik sorunlar nedeniyle öğrencilerin eğitimden kopma riskiyle karşı karşıya kaldığı ve özellikle deprem bölgelerinde eğitim altyapısının yetersiz kaldığı belirtildi.
Önergede, ortaya çıkan tablonun yalnızca bir politika başarısızlığı değil, aynı zamanda çocukların eğitim ve yaşam hakkını tehdit eden ciddi bir yönetim krizi olduğu vurgulandı. Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler çerçevesinde çocukların güvenli ve nitelikli eğitim hakkının korunmasının devletin temel yükümlülüğü olduğu hatırlatıldı.
Tanrıkulu, bu kapsamda Meclis bünyesinde kurulacak bir araştırma komisyonu ile eğitim sistemindeki yapısal sorunların tüm yönleriyle incelenmesi, sorumluların tespit edilmesi ve çözüm önerilerinin belirlenmesi gerektiğini ifade etti.





