Tanrıkulu’nun önergesinde, kayıp çocuk vakalarının sayısal boyutu, demografik yapısı, çocukların bulunma süreçleri, karşı karşıya kaldıkları riskler ile kurumlar arası koordinasyon ve olası ihmaller ayrıntılı başlıklar altında ele alındı.
Kayıp Çocukların Sayısal Boyutu ve Demografik Yapısı
Önergede, 2008-2016 yılları arasında Türkiye genelinde kaybolduğu kayıtlara geçen çocuk sayısının kaç olduğu, bu sayının yıllara göre nasıl bir dağılım gösterdiği soruldu. Ayrıca kayıp kız çocuklarının yüzde kaçının 11 yaşın altında olduğu ve bu yaş grubundaki kayıpların yıllar içindeki seyri de gündeme getirildi. Kayıp çocuk vakalarının illere, bölgelere ve yerleşim türlerine (kırsal-kentsel) göre dağılımına ilişkin veriler de talep edildi.
Kayıp Çocukların Akıbeti ve Bulunma Süreçleri
Tanrıkulu, kayıp olarak kayda geçen çocukların kaçının sağ olarak bulunduğunu, kaçının halen kayıp olduğunu sordu. Bulunan çocukların ortalama bulunma süreleri ile ilk 24 saat, ilk hafta ve ilk ay içinde bulunanların oranlarının açıklanmasını istedi. Ayrıca bulunan çocuklardan kaçının ailesine teslim edildiği, kaçının devlet korumasına alındığı ve vakalardan kaçının ölümle ya da adli olaylarla sonuçlandığı da önerge kapsamına alındı.
İstismar, Suça Sürüklenme ve İnsan Ticareti Riski
Önergede, kayıp çocuklar arasında cinsel, fiziksel istismar veya ekonomik sömürüye maruz kaldığı tespit edilenlerin sayısı ile bu çocukların yaş ve cinsiyet dağılımının açıklanması istendi. Kayıp çocuk vakalarının kaçının insan ticareti, organize suç örgütleriyle bağlantılı olduğu ve sokakta yaşama, madde bağımlılığı ya da suça sürüklenme riskiyle karşı karşıya kalındığına dair resmi tespitlerin bulunup bulunmadığı da sorular arasında yer aldı.
Kurumsal Yapı, Koordinasyon ve İhmal İddiaları
Tanrıkulu, kayıp çocuk vakalarında Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile yerel yönetimler arasında nasıl bir koordinasyon mekanizması işletildiğini sordu. Kayıp çocuklara ilişkin merkezi ve güncel bir ulusal veri tabanı bulunup bulunmadığı, ilk 24 saat içinde yapılması gereken işlemlerin mevzuatla açık biçimde düzenlenip düzenlenmediği de önergede yer aldı. Ayrıca kayıp çocuk vakalarında kamu görevlilerinin ihmali ya da kusurunun tespit edilip edilmediği ve bu kapsamda yürütülen idari ve adli soruşturma sayısının açıklanması talep edildi.




