Diyarbakır’da Geceyi Şimşekler Aydınlattı!
Diyarbakır’da Geceyi Şimşekler Aydınlattı!
İçeriği Görüntüle

Diyarbakır’ın en hareketli noktalarından biri olan Suriçi, gün boyunca alışveriş yapan vatandaşları, çevre ilçelerden gelen ziyaretçileri, turistleri ve çok sayıda esnafı ağırlıyor. Dar sokakları, tarihi yapıları ve yoğun ticari hareketliliğiyle kentin önemli merkezlerinden biri olan bölgede kaldırımların nasıl kullanılacağı konusu ise zaman zaman tartışmalara neden oluyor.
27 Ekim’de Gazi Caddesi’nde yaşanan olay, bu tartışmayı yeniden gündeme taşıdı. Kaldırımda satış yapan bir seyyar satıcı ile zabıta ekipleri arasında tezgâhın kaldırılması konusunda başlayan tartışmanın büyümesiyle arbede yaşandı. Olay anı çevredeki kişiler tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildi.
Yaşananların ardından kamuoyunda şu sorular öne çıktı: Kaldırımlar yayaların rahatça kullanabileceği şekilde düzenlenebiliyor mu? Seyyar satıcılar ve küçük esnaf, geçimlerini sürdürebilmek için hangi koşullara ihtiyaç duyuyor? Tarihi Suriçi’nde kamusal alanların korunması ile ticari yaşamın devamlılığı nasıl sağlanabilir?
Belediyeden açıklama: Tezgâhların kaldırılması için süre verildi
Sur Belediyesi, Gazi Caddesi’nde yaşanan olayın ardından yaptığı açıklamada, yaya geçişini engelleyen kaldırım işgallerine ilişkin daha önce çeşitli toplantılar gerçekleştirildiğini bildirdi.
Açıklamada, ilgili kişilerle görüşmeler yapıldığı, ortak çözüm geliştirmek amacıyla bir komisyon kurulduğu ve tezgâhların kaldırılması için 25 Ekim 2026’ya kadar süre tanındığı belirtildi. Belediyenin açıklamasına göre, yapılan görüşme ve uyarılara rağmen kaldırım kullanımına ilişkin sorunların devam etmesi üzerine Sur Belediyesi ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi zabıta ekipleri müdahalede bulundu.
Belediye, uygulamanın özellikle engelli bireylerin güvenli ve engelsiz ulaşım hakkını korumayı amaçladığını vurguladı. Açıklamada, esnafın geçim hakkının da gözetildiği, ancak ticari faaliyetlerin diğer yurttaşların kamusal alanları kullanmasını engellememesi gerektiği ifade edildi.
Bu açıklama, tartışmanın yalnızca seyyar satıcılarla zabıta ekipleri arasındaki bir olaydan ibaret olmadığını, aynı zamanda kent merkezindeki ortak kullanım alanlarının nasıl düzenleneceğine ilişkin daha geniş bir meseleyi içerdiğini ortaya koydu.
DTSO’dan ortak çözüm çağrısı
Gazi Caddesi’nde yaşanan gelişmelerin ardından Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası da açıklama yaptı. DTSO, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ve Sur Belediyesi tarafından tarihi Suriçi’nde kaldırım işgallerinin önlenmesi, yaya güvenliğinin sağlanması ve tarihi kent dokusunun korunması amacıyla yürütülen çalışmaları desteklediğini bildirdi.
Oda açıklamasında, Suriçi’nin Diyarbakır’ın tarih, kültür, turizm ve ticaret merkezlerinden biri olduğuna dikkat çekildi. Tarihi sokakların ve kaldırımların herkes tarafından güvenli ve engelsiz kullanılmasının hem kent yaşamı hem de turizm ve ticari hayatın sürdürülebilirliği açısından önem taşıdığı belirtildi.
DTSO, yerel yönetimlerin çalışmalarına duyarlılıkla yaklaşılması ve kamusal alanların korunmasına katkı sunulması çağrısında bulundu. Açıklamada ayrıca esnafın hassasiyetlerini gözeten, ortak akla dayalı ve kalıcı çözümlere ihtiyaç olduğu vurgulandı.
Kaldırımlar kimin kullanımına ayrılmalı?
Kent merkezlerinde kaldırımlar, öncelikle yayaların güvenli biçimde hareket edebilmesi için ayrılan kamusal alanlar arasında bulunuyor. Ancak yoğun ticaretin yaşandığı Suriçi gibi bölgelerde dükkânların önüne çıkarılan ürünler, seyyar satış tezgâhları ve yaya yoğunluğu, bu alanların kullanımını zaman zaman zorlaştırabiliyor.
Özellikle yaşlılar, çocuklu aileler, bebek arabası kullananlar ve engelli bireyler açısından kaldırım genişliği ve engelsiz geçiş imkânı büyük önem taşıyor. Kaldırımın daraldığı veya geçişin engellendiği noktalarda yayalar yola inmek zorunda kalabiliyor. Bu durum hem ulaşımı zorlaştırabiliyor hem de güvenlik riski oluşturabiliyor.
Öte yandan, tarihi çarşılarda küçük esnaf ve seyyar satıcılar da ticari hayatın bir parçası. Günlük kazançla geçimini sağlayan satıcılar açısından satış yapabilecekleri alanların sınırlandırılması, ekonomik yaşamlarını doğrudan etkileyebilecek bir konu olarak öne çıkıyor.
Bu nedenle tartışmanın yalnızca kaldırımların boşaltılması ya da tezgâhların kaldırılması üzerinden yürütülmesi yerine, hem kamusal alanların korunmasını hem de ticari faaliyetin düzenli biçimde sürdürülmesini sağlayacak uygulamalar üzerinde durulması gerekiyor.
Esnafın beklentisi ne, vatandaş ne istiyor?
Gazi Caddesi’nde yaşanan olayın ardından gündeme gelen temel başlıklardan biri, bölgede faaliyet gösteren esnafın ve yayaların beklentilerinin birlikte değerlendirilmesi oldu.
Esnaf açısından satış yapılabilecek alanların açık ve anlaşılır kurallarla belirlenmesi, denetimlerin öngörülebilir biçimde yürütülmesi ve geçim kaynaklarını koruyabilecekleri çözümlerin geliştirilmesi önem taşıyor. Özellikle seyyar satıcıların hangi alanlarda, hangi koşullarda ve ne şekilde satış yapabileceğinin netleştirilmesi, belirsizliklerin azaltılmasına katkı sunabilir.
Yayalar açısından ise kaldırımların kesintisiz kullanılabilmesi, dükkânların önünde ve sokak girişlerinde geçişi engelleyen unsurların bulunmaması ve engelli bireylerin erişiminin sağlanması öne çıkıyor.
Ancak bu beklentilerin sahadaki karşılığını ortaya koyabilmek için Gazi Caddesi’nde vatandaşlarla, sabit dükkân sahipleriyle ve seyyar satıcılarla görüşülmesi gerekiyor. Yayaların hangi noktalarda zorlandığı, esnafın satış alanları konusunda ne talep ettiği ve mevcut uygulamaların günlük yaşamı nasıl etkilediği yerinde gözlemlerle belirlenmeli.
Tarihi Suriçi’nde ticaret ve kent dokusu nasıl korunabilir?
Suriçi, yalnızca alışveriş yapılan bir bölge değil; aynı zamanda Diyarbakır’ın tarihsel kimliğini ve kültürel mirasını yansıtan önemli bir merkez. Bu nedenle bölgedeki düzenlemelerin, tarihi dokuyu koruma hedefiyle günlük ticari yaşamın ihtiyaçlarını birlikte değerlendirmesi önem taşıyor.
Kalıcı bir çözüm için öncelikle kaldırımların ve yaya geçiş alanlarının sınırlarının açık biçimde belirlenmesi, denetimlerin düzenli yürütülmesi ve uygulama kurallarının tüm ilgililere eşit şekilde anlatılması gerekiyor.
Bunun yanında, ilgili meslek kuruluşları, belediyeler, sabit esnaf temsilcileri ve seyyar satıcılarla yapılacak görüşmelerin çözüm sürecine katkı sunabileceği değerlendiriliyor. Uygun olduğu belirlenen alanlarda satış faaliyetlerinin düzenlenmesi, yaya geçişini engellemeyen kullanım sınırlarının oluşturulması ve şikâyetlerin değerlendirilmesi için etkili iletişim kanallarının kurulması da gündeme gelebilecek seçenekler arasında bulunuyor.
Bu tür düzenlemelerin başarılı olabilmesi için kuralların yalnızca belirli bir kesime değil, kaldırım kullanımını etkileyen bütün faaliyetlere tutarlı biçimde uygulanması önem taşıyor.
Tartışmanın çözümü diyalogda
Gazi Caddesi’nde yaşanan arbede, Suriçi’nde kamusal alanların kullanımı konusundaki sorunları bir kez daha gündeme taşıdı. Sur Belediyesi’nin açıklaması, yaya güvenliği ve kaldırım düzenine ilişkin müdahalelerin gerekçesini ortaya koyarken DTSO da tarihi dokunun korunması ve ortak çözümler geliştirilmesi çağrısında bulundu.
Bundan sonraki süreçte, sahadaki uygulamaların nasıl sürdürüleceği, esnafın taleplerinin hangi mekanizmalarla değerlendirileceği ve yayaların engelsiz ulaşımının nasıl güvence altına alınacağı önem kazanıyor.
Diyarbakır’ın tarihi Suriçi’nde asıl mesele, esnafı ve yayaları karşı karşıya getirmekten ziyade, her iki kesimin de haklarını gözeten bir düzen oluşturabilmek. Kentin kültürel mirasını korumak, ticari yaşamı sürdürmek ve kaldırımları herkes için erişilebilir kılmak, yerel yönetimler ve kentte yaşayanların ortak sorumluluğu olarak öne çıkıyor.
Haberin sahadaki devamı için yanıt bekleyen sorular: Gazi Caddesi’nde yayaların geçişini zorlaştıran noktalar hangileri? Seyyar satıcılar için alternatif satış alanları değerlendiriliyor mu? Belediyelerin esnafla yürüttüğü görüşmelerden hangi sonuçların çıkması bekleniyor? Bu soruların yanıtları, tartışmanın kalıcı çözümüne ilişkin daha somut bir tablo ortaya koyabilir.

Muhabir: RAMAZAN SEYKAN