Diyarbakır’da Sıcaklara Örtülü Önlem
Diyarbakır’da Sıcaklara Örtülü Önlem
İçeriği Görüntüle

İklim değişikliğinin etkisiyle su kaynakları üzerindeki baskı artarken, bu baskının yönetimi yalnızca altyapı yatırımlarıyla sınırlı kalmıyor; toplumsal davranışın dönüşümü de sürecin belirleyici unsuru hâline geliyor. Diyarbakır Su ve Kanalizasyon İdaresi (DİSKİ) Genel Müdürlüğü, Su Elçileri Projesi ile suyun korunmasını erken yaşta kazanılan bir bilinç hâline getirerek uzun vadeli su yönetimine toplumsal bir zemin oluşturuyor.
Proje, iki yılda ölçeklenerek davranış temelli bir modele dönüştü
Su Elçileri Projesi kapsamında 2025 yılında 18 okulda yürütülen eğitimlerle bin 531 öğrenci su tasarrufu ve bilinçli tüketim konularında “Su Elçisi” kimliği kazandı. Bu ilk aşama, çocukların suyla kurduğu ilişkiyi gündelik yaşam pratikleri üzerinden yeniden düşünmesini sağlayan bir başlangıç oluşturdu.
2026 yılında ise aynı model genişletildi. 2 Şubat’ta başlatılan eğitim programı, Halkla İlişkiler ve İletişim Şube Müdürlüğü koordinasyonunda planlı bir yaygınlık içinde yürütüldü. Kent genelinde 53 ilkokulda gerçekleştirilen eğitimlerle toplam 4 bin 288 öğrenciye ulaşıldı. İki yılın toplamında 71 ilkokulda 5 bin 819 öğrenciye erişilmesi, projenin yalnızca yaygınlaşmadığını; aynı zamanda sürdürülebilir bir farkındalık ve davranış altyapısı oluşturduğunu ortaya koyuyor.
Program kapsamında son eğitim Yenişehir ilçesindeki Hamravat İlkokulu’nda gerçekleştirildi.
Su bilgisi deneyimsel bir kavrayışa dönüştürüldü
Eğitimlerde kullanılan yöntemler, bilginin aktarımını aşan bir öğrenme süreci oluşturacak şekilde kurgulandı. Öğrencilerden kendilerini bir su damlası olarak hayal etmeleri istendi. Bu yaklaşım, suyun yaşam döngüsündeki yerini somutlaştırarak çocukların suyla anlam kurmasını sağladı.
“Su varsa hayat vardır!” vurgusu üzerinden suyun tüm canlılar için taşıdığı yaşamsal rol görünür hâle getirildi.
Halkla İlişkiler ve İletişim Şube Müdürü Mehmet Sağırdağ, projenin yaklaşımına ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:
“Su yönetimi yalnızca altyapı yatırımlarıyla sürdürülebilir kılınamaz. Tüketim davranışının değişmesi gerekir. Bu nedenle eğitimlerimizi çocukların günlük yaşam pratikleri üzerinden kurguluyoruz. İki yıl içinde elde ettiğimiz yaygınlık, su bilincinin kalıcı bir davranışa dönüşebileceğini gösteriyor. Bu modeli yaygınlaştırarak sürdürmeyi hedefliyoruz.”
Tasarruf bilinci gündelik pratikler üzerinden kuruldu
Su tasarrufu konusu etkileşimli yöntemlerle ele alındı. Öğrencilerin günlük yaşam alışkanlıkları üzerinden düşünmeleri sağlanarak su kullanımına dair farkındalık geliştirmeleri hedeflendi. Bu yaklaşım, bilginin davranışa dönüşmesini destekleyen bir öğrenme zemini oluşturdu.
Su döngüsü ekosistem bütünlüğü içinde anlatıldı
Eğitimler kapsamında suyun doğadaki döngüsü görsel materyaller aracılığıyla aktarıldı. Buharlaşma ve yağış süreçleri üzerinden yapılan anlatım, suyun sürekliliğini sağlayan doğal sistemi bütüncül biçimde ortaya koydu. Böylece suyun korunmasının bireysel tercihlerle sınırlı kalmadığı, ekosistem dengesiyle doğrudan ilişkili olduğu aktarıldı.
Eğitimler sorumluluk taahhüdü ile tamamlandı
Program sonunda gerçekleştirilen “Su Elçisi Yemini” ile öğrenciler, suyu koruma konusunda ortak bir sorumluluk üstlendiklerini ifade etti. Eğitim sonunda verilen sertifikalar, bu sürecin bilgi aktarımının ötesine geçtiğini ve kalıcı davranış oluşturmayı hedeflediğini ortaya koydu.

Kaynak: BÜLTEN