Kuruluş tarihi yüzlerce yıl öncesine dayanan Diyarbakır, tarih boyunca çeşitli dinlere, mezheplere, milletlere, medeniyetlere ve devletlere ev sahipliği yapması nedeni ile kent merkezini oluşturan Sur içi bölgesinde yüzlerce yıllık geçmişe sahip birçok tarihi ve kültürel yapı bulunuyor. Bu yapılar ise hanlar, hamamlar, kervansaraylar, camiler, kiliseler ve konaklar oluyor. İnşa edildiği dönemin sosyal ve kültürel yaşamının bilinmesinde önemli bir rol oynayan bu yapılar, tarihin aynası ve geleceğin yol göstericisi olarak işlev görüyor.
Günümüzde halen varlıklarını koruyan, dünü bugüne taşıyan ve geçmişe ışık tutan yapılar arasında kendine has bir öyküsü ve niteliği ile en dikkat çekeni ise halk arasındaki tabiri ile Deve Hamamı oluyor. Diyarbakır’ın tarih merkezi olan Sur içi bölgesinde yer alan Deve Hamamı zamana ve koşullara meydan okurcasına günümüzde halen varlığını korurken, çeşitli amaçlarla Diyarbakırlılara hizmet vermeye devam ediyor.
Tarihi Yönü ile Deve Hamamı
Hamam 16 yüzyılda yapılmış, tarihi kaynaklara göre Hüsrev Paşa vakfına aittir. Vakfın kayıtlarına göre ise asıl adı Hamım – ı Kebir’dir. Halk arasında Deve ve Deva Hamamı olarak bilinmesine neden olan 2 farklı hikaye vardır. İlk rivayetlere göre kaybolan bir devenin arandıktan sonra hamamda bulunması nedeni ile adı halk arasında deve hamamına dönüşmüş, ikinci hikayeye göre hamam şifa kaynağı olarak halk arasında kabul ediliyor ve bu inanış zamanla hamamın Deva Hamı olarak anılmasına yol açıyor.
Mimari Özellikleri
16 yüzyıl Osmanlı mimari özelliklerini taşıyan hamam dikdörtgen şekilde yapılmış ve yapımında Diyarbakır’ın Karacadağ bölgesinde çıkarılan bazalt taş kullanılmış. Ayrıca sekizgen kasnak üzerine oturan geniş bir kubbeye sahiptir ve 500 metrekare alanı olan hamamda birde göbek bulunuyor.
Kültür- Sanat Merkezi Olarak Hizmet Veriyor
19 yüzyıla kadar hamam olarak kullanılan yapı, günümüzde Diyarbakırlı sanatçıların bestelerinin, ezgilerinin, türkülerinin ve şiirlerinin seslendirildiği kültür ve sanat merkezi olarak hizmet verirken, yılın her günü yerli ve yabancı misafirleri ağırlıyor.
Birçok medeniyete ev sahipliği yapan Diyarbakır, geçmişten gelip, günümüze ulaşan onlarca tarihi ve kültürel yapıları halen bünyesinde barındırmaya devam ediyor. Bu yapılar arasında hanlar, hamamlar, kervansaraylar, camiler, kiliseler ve konaklar bulunuyor. Geçmişten günümüze ışık tutan bu yapılar arasından kendine özgü niteliği ile dikkat çeken ise zamana ve koşullara meydan okurcasına varlığını korumaya çalışan tarihi deve hamamı oluyor.
Kuruluş tarihi yüzlerce yıl öncesine dayanan Diyarbakır, tarih boyunca çeşitli dinlere, mezheplere, milletlere, medeniyetlere ve devletlere ev sahipliği yapması nedeni ile kent merkezini oluşturan Sur içi bölgesinde yüzlerce yıllık geçmişe sahip birçok tarihi ve kültürel yapı bulunuyor. Bu yapılar ise hanlar, hamamlar, kervansaraylar, camiler, kiliseler ve konaklar oluyor. İnşa edildiği dönemin sosyal ve kültürel yaşamının bilinmesinde önemli bir rol oynayan bu yapılar, tarihin aynası ve geleceğin yol göstericisi olarak işlev görüyor.
Günümüzde halen varlıklarını koruyan, dünü bugüne taşıyan ve geçmişe ışık tutan yapılar arasında kendine has bir öyküsü ve niteliği ile en dikkat çekeni ise halk arasındaki tabiri ile Deve Hamamı oluyor. Diyarbakır’ın tarih merkezi olan Sur içi bölgesinde yer alan Deve Hamamı zamana ve koşullara meydan okurcasına günümüzde halen varlığını korurken, çeşitli amaçlarla Diyarbakırlılara hizmet vermeye devam ediyor.
Tarihi Yönü ile Deve Hamamı
Hamam 16 yüzyılda yapılmış, tarihi kaynaklara göre Hüsrev Paşa vakfına aittir. Vakfın kayıtlarına göre ise asıl adı Hamım – ı Kebir’dir. Halk arasında Deve ve Deva Hamamı olarak bilinmesine neden olan 2 farklı hikaye vardır. İlk rivayetlere göre kaybolan bir devenin arandıktan sonra hamamda bulunması nedeni ile adı halk arasında deve hamamına dönüşmüş, ikinci hikayeye göre hamam şifa kaynağı olarak halk arasında kabul ediliyor ve bu inanış zamanla hamamın Deva Hamı olarak anılmasına yol açıyor.

Mimari Özellikleri
16 yüzyıl Osmanlı mimari özelliklerini taşıyan hamam dikdörtgen şekilde yapılmış ve yapımında Diyarbakır’ın Karacadağ bölgesinde çıkarılan bazalt taş kullanılmış. Ayrıca sekizgen kasnak üzerine oturan geniş bir kubbeye sahiptir ve 500 metrekare alanı olan hamamda birde göbek bulunuyor.
Kültür- Sanat Merkezi Olarak Hizmet Veriyor
19 yüzyıla kadar hamam olarak kullanılan yapı, günümüzde Diyarbakırlı sanatçıların bestelerinin, ezgilerinin, türkülerinin ve şiirlerinin seslendirildiği kültür ve sanat merkezi olarak hizmet verirken, yılın her günü yerli ve yabancı misafirleri ağırlıyor.




