Sıcak havalarda vücudun kendi ısı dengesini koruyabilmek için damarları genişlettiğini ve kalbin daha fazla kan pompalamak zorunda kaldığını ifade eden Prof. Dr. Ballı, bu durumun kalbin iş yükünü artırarak onu yorduğunu söyledi. Özellikle kalp ve damar hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olması gerekti vurgulandı.
Yaz mevsiminde aşırı sıvı ve elektrolit kaybı yaşandığını belirten uzmanlar, beslenme ve sıvı tüketimi konusunda hayati kurallara uyulması gerektiğini belirtiyor. Özel bir sağlık kısıtlaması bulunmayan kişilerin günde en az 2,5 litre sıvı tüketmesi önerilirken, asıl sıvı kaynağının su olması gerektiği hatırlatılıyor. Vücudun mineral dengesini korumak için ayran ve soda gibi içeceklerin tercih edilmesi önerilirken; şekerli, gazlı içecekler ile aşırı çay ve kahve tüketiminin sıvı ihtiyacını karşılamada doğru bir yöntem olmadığı ifade ediliyor. Ayrıca kalbin yükünü daha da artıracak ağır yiyeceklerden kaçınılması, güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde dışarıya çıkılmaması ve zorlayıcı egzersizlerden uzak durulması gerektiği belirtiliyor.
Sıcak havalarda yapılan en büyük hatalardan birinin de ani sıcaklık değişimlerine maruz kalmak olduğu ifade ediliyor. Terliyken birdenbire çok soğuk bir ortama girmenin veya sıcak havada aniden soğuk suya dalmanın kalpte ölümcül ritim bozukluklarını tetikleyebileceğine dikkat çekiliyor. Bu nedenle ortam değiştirirken aşamalı bir geçiş yapılması ve klimaların vücut yapısına uygun, optimal oda sıcaklıklarına ayarlanması gerektiği önemle vurgulanıyor.