Diyarbakır’ın Hani ilçesi Kaledibi mevkiinde dün akşam saatlerinde yaşanan 4,0 büyüklüğündeki deprem, vatandaşlarda korku ve paniğe yol açtı. Deprem özellikle Kaledibi çevresindeki eski yapı ve taş duvarlı binalarda hafif hasarlara neden olurken, bölgedeki vatandaşlar endişelerini sosyal medya ve yerel çevrelerle paylaştı.

Depremin Özellikleri ve Jeolojik Açıklama
Dicle Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Maden Mühendisliği Bölümü Genel Jeoloji Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Şefik İmamoğlu, gazetemiz muhabiri Ramazan Seykan’a yaptığı açıklamada Hani depremi ile ilgili önemli bilgiler verdi. Prof. Dr. İmamoğlu, bölgedeki fay hatlarının ve jeolojik yapının deprem oluşumuna etkisini detaylarıyla anlattı.

Prof. Dr. İmamoğlu, “Şunu belirtmek istiyorum, bir yerde düşünün birbirini sıkıştırmış olan puzzle, yani birkaç bloktan oluşmuş küçük bir puzzle düşünün yerdeki şeyi oynattığınız zaman süreç içinde öbürlerinde de hareket olabiliyor. İster istemez 6 şubat depremlerinde 7-8 metreye yakın yer değiştirmeler meydana geldi. Yani Arabistan Plakası kuzeye doğru biraz daha hareket eder gibi oldu. Bizim Güneydoğu Anadolu Bölgesi biraz kuzeye doğru sıkıştırdı, öbür tarafta Güney Batı’ya doğru hareket etti. Yani hafif kaymalar oldu. Şimdi o yakın yerde bu birbirini tamamen hemen tetikleyecek durumda. Ama burada zaten Arabistan Plakası sürekli kuzeye doğru sıkıştırıyor. Sürekli sıkıştırınca da ta o dönemde bile yani şuandaki yerlere yakın yerlerde ufak tefek hatta 4’ün üzerinde depremler meydana geldi. Hatta ben bir programda ben yine izah etmiştim korkarım bu bölgeyi tetikleyebilir diye söylemiştim. Ama şuanda bunu direk tetikledi diye söyleyemiyoruz ama elbette stres biriktirmiştir.

Ben dün Jeoloji Mühendisleri odamızın sayfasında da yazmıştım. Bu tamamen bindirme karakterli, bu Lice Depremiyle, 2011 Van depremiyle aynı özellikte olan sıkıştırma sonucu olan bir bindirmedir. Kuzeydeki malzeme, güneydeki malzemeyi hafiften sıkıştırarak birazcık yer değiştiriyor. Dünkü Hani depremi yer yüzüne çok yakın yani 1 buçuk kilometre gibi bir şey söyleniyordu. Kandillinin sayfasında öyle deniyordu. 4 büyüklükteki deprem eğer 1 buçuk kilometre yer yüzüne yakınsa yinede böyle özellikle eski yapılarda, yani yöresel yapılmış taş duvar olan yapılarda yıkılmalara neden olabiliyor.

Bu fay hattı tehlike arz ediyormu

Bu fay hattı 1930 yılında 7,3 büyüklüğünde Hakkari-İran sınır depremini meydana getirmişti. Biz Hakkari depremi olarak adlandırıyoruz onu. Ama normalde Hakkari İran-Sınır’ında olan bir depremdi. Bu 2017 yılında İran-Irak sınırında olan Halepçe depreminde meydana geldi. Bu sekilde sıkıştırma ile meydana geldi. 1975’te Lice’de aynı şekilde dolayısıyla Kuzey Anadolu Fayı gibi, Doğu Anadolu Fayı gibi çok hızlı hareket eden bir zom değil ama yani deprem üreteceği zaman 7’ye yakın 7’nin üzerinde depremler olabiliyor.

Şuandaki 4 büyüklükteki olan deprem Bitlis-Zagros bindirme kuşağında normal faylarından normal depremlerinden bir tanesidir. Yani bu olağandır, bu şekildeki depremleri düşününki 10 tane 4 büyüklüğündeki deprem ancak 4,1 büyüklüğündeki bir depremin etkisini yapabilir. Onar onar büyüyor” dedi.

Büyük Deprem Bekleniyor Mu?
“Büyük depremler genellikle 250 yıldan uzun periyotlarla meydana gelir” diyen Prof. Dr. İmamoğlu, şunları söyledi: “Büyük bir deprem şu anda daha önceki depremlerde belli bir süreç yani daha önceki tarihi depremleride detaylı bir şekilde incelersek genelde burada 7’nin üzerinde depremler 250 yıldan fazla bir süreç içinde oluyor meydana gelebiliyor. Şuanda şöyle söylenebiliyor. Ben bunu şu şekilde söylenebiliyor. Daha önceki depremleri detaylı bir şekilde inceleyip, aynı noktada aynı yerde belli depremler olduğunu görürseniz ve belli aralıklarla o aralığı tespit edebilirseniz biz ona frekans diyoruz. Yani o frekansa yaklaşım olarak söyleyebiliyoruz. Ama eski depremleri detaylı bir şekilde bilemediğimiz için yani bu açıdan tam bir şey söyleyemiyoruz. Yalnız burada her an bir deprem olabiliyor. Çünkü ne zamandan beri sıkışma devam ediyor bilemiyoruz. 1800’lü yıllarda bir Kulp depremi olduğunu biliyoruz. Aradan bir 150 yıla yakın bir süre geçmiş. Lice depremi daha bu yüz yıl içinde meydana geldi. Ama bunun yan tarafında, yani şöyle diyebiliriz yanal olarak gitmediği için buradan doğru atımlı bir fay şeklinde olmadığı için belli bir iteleme olduğu zaman bir yerdeki sıkışma yani enerji boşalımı hemen yan tarafada enerjiyi yükleyebiliyor. Yani o açıdan tam net olarak bir şey söyleyemiyoruz. Bizim şuna inanmamız lazım. Deprem olacak mı olmayacak mı değil, deprem her an olacakmış gibi kendimizi ona hazırlamamız gerekiyor.”

Diyarbakır’daki Önlemler ve Yapı Denetimleri
6 Şubat depremi sonrası Diyarbakır’da yapılan çalışmaların önemine dikkat çeken Prof. İmamoğlu, yeni inşaatların tünel kalıp sistemi ile yapıldığını, ağır hasarlı binaların yıkıldığını ve güçlendirme çalışmaları yapıldığını aktardı. Ancak, rant anlayışıyla yapılan yapıların ileride ciddi risk oluşturabileceğini belirtti.

Diyarbakır’da İkinci El Araç Alacaklar Dikkat! “Sazan Sarmalı” Tuzağına Düşmeyin
Diyarbakır’da İkinci El Araç Alacaklar Dikkat! “Sazan Sarmalı” Tuzağına Düşmeyin
İçeriği Görüntüle

İmamoğlu, “Elbette önlem alınıyor, şuanda TOKİ’nin yaptığı binalar genellikle tünel kalıp sisteminde yapılıyor. 6 tane binamız 6 şubat depreminde direk yıkıldı ama sonrası bine yakın binamız ağır hasarlı olduğu peyder pey yıkılıyor. Güçlendirme ihtimali olan binalar güçlendiriliyor. Ama yerinde dönüşümde ise zemin iyice etüt ediliyor zemine uygun binalar yapılmaya çalışılıyor. Kağıt üzerinde her şey güzel gidiyor. Ama yapılırken, yine yani böyle rant usulü yapılırsa, bir şey olmaz gibi kafa yapısıyla gidilirse ileriki depremde o bina milletin başına yıkılacaktır. Dolayısıyla biz bir deprem bölgesiyiz bunu değiştirmemizin imkanı yoktur. Yani Türkiye Japonya’dan daha düşük olan bir depremsellik bölgesinde değildir. Ama gerek deprem bilincini ilkokuldan başlatıp üniversiteye kadar bu deprem bilincini okullarda ders olarak verilmesi lazım. Yapılar nasıl yapılması lazım, deprem anında ne yapmamız lazım, deprem sonrası nasıl iletişimlerimizin olması lazım yani bu açıdan bir deprem bilinci oluşması lazım halkımızda” diye konuştu.

Diyarbakırlılar, yaşanan sığ depremin ardından yetkililerin hızla önlem almasını beklerken, uzmanlar da halkı tedbirli olmaya çağırdı.

Kaynak: RAMAZAN SEYKAN