Büyük Postane ile Çift Kapı karşısında bulunan TÜİK binası önünde yapılan açıklamaya, KESK’e bağlı sendikaların üyeleri ile DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Adalet Kaya da katıldı. Basın metnini Büro Emekçileri Sendikası (BES) sözcüsü Güneş Özel okudu.
Açıklamada, TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamlarının halkın yaşadığı gerçek hayat pahalılığını yansıtmadığı vurgulanarak, “TÜİK yalanlarına, yoksulluğa teslim olmayacağız. İnsanca bir yaşam için 14 Ocak’ta iş bırakıyoruz” denildi.
“2025 Emekçiler İçin Kâbus Yılı Oldu”
KESK Amed Şubeler Platformu adına yapılan açıklamada, 2025 yılının emeğiyle geçinen milyonlar için adeta bir kâbus yılı olduğu belirtildi. Gıda, kira, ulaşım ve temel ihtiyaçlara gelen zamların maaşları hızla erittiği ifade edilerek, kamu emekçilerinin ve emeklilerin her geçen gün daha fazla yoksullaştığı dile getirildi.
Açıklamada, “Yıllardır uygulanan yoksullaştırma politikalarının bedelini 4 milyon kamu emekçisi ve 2,5 milyon kamu emeklisi ödüyor. Maaşlarımız her ay biraz daha erirken, yoksulluğumuz katlanarak artıyor” ifadelerine yer verildi.
“Gerçek Enflasyon Pazarda, Mutfakta Yaşanıyor”
KESK, TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranlarının çarşıda, pazarda ve mutfakta yaşanan gerçek enflasyonla örtüşmediğini savundu. TÜİK’in 2025 yılı için açıkladığı yıllık yüzde 30,89’luk enflasyon oranının gerçeği yansıtmadığı belirtilerek, İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) yıllık enflasyonu yüzde 37,68, Enflasyon Araştırma Grubu’nun (ENAG) ise yüzde 56,14 olarak açıkladığı hatırlatıldı.
Açıklamada, “TÜİK’in enflasyonu mu gerçek, yoksa sizin yaşadığınız hayat pahalılığı mı?” sorusu yöneltilerek, hükümetin “enflasyon düştü” söyleminin vatandaşın hayatında hiçbir karşılığı olmadığı vurgulandı.
Asgari Ücret ve Emekli Maaşlarına Tepki
Basın açıklamasında asgari ücret artışının, TÜİK’in kendi açıkladığı enflasyonun bile altında kaldığına dikkat çekildi. 2025 yılı asgari ücretinin yüzde 27 oranında artırıldığı, bunun ise açlık sınırının altında kaldığı ifade edildi. TÜİK verileri esas alınmış olsaydı asgari ücretin 32 bin 165 TL olması gerektiği belirtilerek, her asgari ücretlinin aylık 4 bin 100 TL, yıllık ise yaklaşık 49 bin 200 TL kayba uğratıldığı savunuldu.
SGK ve Bağ-Kur emeklilerinin maaş artışlarının da yetersiz olduğu belirtilirken, kamu emekçileri ve emeklilerinin 2026 yılına fiilen ortalama yüzde 12,5’lik bir maaş artışıyla başladığı vurgulandı.
Zamlar Maaş Artışlarını Aştı
KESK açıklamasında, maaş artışlarının temel harcamalara yapılan zamlar karşısında etkisiz kaldığı ifade edildi. 1 Ocak itibarıyla toplu taşıma ücretlerine yüzde 35, sağlıkta katılım paylarına yüzde 30, köprü ve otoyol ücretlerine ortalama yüzde 22 zam yapıldığı hatırlatıldı. Kira artış oranlarının ise yüzde 34,88’e ulaştığı belirtilerek, maaş artışlarının neredeyse tamamının kiraya gittiği örneklerle anlatıldı.
Ayrıca, ekmek fiyatlarındaki artışa dikkat çekilerek, en düşük memur maaşıyla alınabilen ekmek sayısının son bir yılda ciddi şekilde azaldığı vurgulandı.
“Büyüyen Sermaye Oldu, Yoksulluk Derinleşti”
Açıklamada, yıllardır dile getirilen büyüme söylemlerine rağmen, bu büyümeden emekçilerin pay almadığı ifade edildi. “Büyüyen sermaye, patronlar ve yandaşlar oldu; bizim ise yoksulluğumuz büyüdü” denildi. 2026 bütçesinin de emekçiler aleyhine hazırlandığı savunularak, bütçeden dakikada yüzlerce asgari ücret tutarında kaynağın faiz ödemelerine, silahlanmaya ve sermaye teşviklerine aktarıldığı belirtildi.
14 Ocak’ta İş Bırakma Çağrısı
KESK Amed Şubeler Platformu, açıklamasının sonunda 14 Ocak Çarşamba günü tüm yurtta iş bırakma eylemi yapılacağını duyurdu. Tüm sendikalar, konfederasyonlar ve kamu emekçileri mücadeleye çağrılarak, insanca yaşayacak ücret, güvenceli istihdam, adil bir çalışma yaşamı ve gerçek bir toplu pazarlık sistemi talep edildi.
Açıklama, “Bu çağrı sadece kamu emekçilerine değil, bu sömürü düzeni altında ezilen herkesedir. Hepimizi sefalette eşitlemek isteyenlere artık yeter demenin zamanı gelmiştir” sözleriyle sona erdi.




