Filistin’e destek amacıyla organize edilen konvoyda yer alan aktivistler, Gazze ve Batı Şeria’da yaşanan insanlık dramına dikkat çekerek, mücadelenin kesin bir zafere ulaşıncaya kadar kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı. Aktivistler, ilan edilen ateşkeslerin mücadelede bir rehavete yol açmaması gerektiğinin altını çizdi.

"Ateşkes Rehavet Oluşturmamalı"
Konvoyda yer alan aktivistlerden Betül Fidan, ateşkes sürecine rağmen yaşanan can kayıplarına dikkat çekerken, "Ateşkese rağmen bin 300 insan katledildi. Bu durum bizde 'ateşkes var' rehaveti oluşturdu. İnsanlarımız Filistin konvoyu ile yeniden bir canlanma hissetti. Farkındaysanız herkes coşku ve heyecanla bu günü bekliyor gibiydi. İnşallah bu hareket kar topu etkisiyle çığ gibi büyüyüp gidecek" şeklinde konuşarak, değerlendirmede bulunup, duygularını paylaştı.
"Bu Sadece Müslümanların Değil, Tüm İnsanlığın Yolculuğu"
Bir diğer aktivist Muhammed Talha ise organizasyonun insani boyutuna ve katılımcı profilindeki çeşitliliğe değindi. Kendi ailelerini geride bırakıp yola çıktıklarını belirten Talha, "Bizim gayemiz şudur: biz kendi evlatlarımızı ve ailemizi bıraktık. Çünkü Gazze ve Batı Şeria’daki çocukların bizim çocuklarımızdan hiçbir farkı yoktur. onlar da bizim evlatlarımız ve canlarımız. Yolculukta 500 kişi var ve bunların 50’si yabancı. İçimizde Müslüman olmayanlar da bulunuyor. Bu sadece Müslümanlığın değil, tüm insanlığın yolculuğudur. Emin olabilirsiniz, hiç kimsenin kalbinde en ufak bir korku yok" diye konuştu.
Son olarak önemli bir coşku ve katılımla ilerleyen konvoyun, bölgedeki insani krize uluslararası alanda dikkat çekmeye devam edeceği belirtildi.





