İnsan Hakları haftası nedeni ile İnsan Hakları Derneği (İHD) öncülüğünde ve birçok sivil toplum örgütünün katılımı ile bugün saat 12:30’da yürüyüş ve basın açıklaması programı düzenlendi. Düzenlenen program çerçevesinde Dağkapı Meydanından başlayıp, Saray Kapı önüne kadar yürüyüş yapılırken, aynı noktada basın açıklamasında bulunuldu.
Basın açıklaması, sivil toplum örgütleri adına İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şube Başkanı Ercan Yılmaz tarafından okundu. Ercan Yılmaz açıklamasında Günümüzde dünyanın birçok coğrafyasında insan haklarının gasp edildiğini ve uluslararası kurumların hak ihlallerine kayıtsız kaldığını söyledi.
Basın açıklamasının devamında Yılmaz, insan haklarının korunmasının gerekli olduğunu dile getirirken, “Savaş ve çatışma hali ağır insan hakları ihlallerine neden olmakta, her yıl on binlerce insan yaşanan çatışmalı süreç nedeniyle yaşamını yitirmekte, yüzbinlerce insan ise yerinden edilmektedir. Yaşanan bu vahim tablo karşısında evrensel bildirgede yer alan hak ve özgürlüklere dayalı uluslararası bir düzen hala kurulamamıştır. İnsanların ırkından, renginden, cinsiyetinden, cinsel yöneliminden, dilinden, din ve mezhebinden, inancından, etnik kimliğinden, siyasi, vicdani ve felsefe kanaatinden bağımsız olarak insan olmaktan gelen hakları ve dokunulmazlıkları olduğu temel fikri dünya çapında yeterli koruma bulamamaktadır. Maalesef günümüzde Birleşmiş Milletler örgütü de var bunları önlemede, sonlandırmada, etkin değildir ve mülteci krizlerine müdahale etmekte, küresel, doğa ve kültürel insan mirasının korunmasında, yoksullukla ve adaletsizlikle mücadelede başta kadınlara yönelik olmak üzere her türlü ayrımcılığı sonlandırmada yeterince etkin olamamaktadır” dedi.

“Barış İçinde Yaşama Hakkı Bir İnsan Hakkıdır”
İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şube Başkanı Ercan Yılmaz konuşmasında barış içinde yaşama hakkının bir insan hakkı olduğunu ve insan haklarının gelişmesi ile hayata geçirilebilmesi için barışın sağlanmasının önemli etkenlerden biri olduğunu da ifade etti.
Ercan Yılmaz barışın sağlanmadan, insan haklarının, insan hakları esas alınmadan da barışın test edilemeyeceğini belirtirken, “Barış insan hakları ile mümkündür. Coğrafyamızda yaşanan insan hakları ve demokrasi krizinin en önemlisi sebeplerinden biri de 100 yılı aşkın süredir devam eden ve temeli Kürt halkının ulusal olmaktan kaynaklı haklarının tanımaması sonucunda ortaya çıkan Kürt meselesidir. Bu meselenin Türkiye Cumhuriyeti ile ilgili kısmı devlet ve hükümetler tarafından çoğunlukla güvenlikçi politikalarıyla alınmış bu anlayışın sonucunda sonucu olarak ortaya çıkan şiddetle çatışma durumu, Türkiye toplumu arasında ayrışmalara neden olmuştur. 40 yılı aşkın bir süre devam eden çatışmalı süreç sırasında zaman zaman Kürt meselesinin diyalog yoluyla çözümü için girişimlerde bulunsa da kalıcı olamadı. Bugün oluşan çözüm konusunun yarattığı heyecan ve umudu memnuniyet ile karşıladığımızı ve bu sürecin başarıya ulaşması için elimizden gelen tüm desteği sunacağımızı bir kez daha belirtmek isteriz” ifadelerini kullandı.
Son olarak İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şube Başkanı Ercan Yılmaz konuşmasını “Kürt meselesinde şiddeti ortaya çıkan nedenlerin ortadan kaldırılması için Yüzyıllık politikalarla yüzleşilmelidir” şeklinde konuştu.
Basın açıklamasının ardından program sona erdi.




