Madencilik çalışmalarını ilk günden "yıkım ve talan" olarak niteleyen Hesandîn Bölgesi sakinlerinin tepkilerine rağmen yürütülmek istenmesi mahkemeye taşınmıştı. "ÇED Kararı"nın tarihinin geçmesi, "Orman Bakanlığından izin" alınmaması ve "Geçici Faaliyet Raporunun" ilgili bakanlığa iletilmemesi gibi yasal prosedürlerin bile yerine getirilmemesi üzerine görülen davada sonucun 15 gün içerisinde açıklanması bekleniyor.
Yasal Prosedürler Dahi Yerine Getirilmemiş
Davayla ilgili görüşlerine başvurduğumuz Diyarbakır Çevre ve Kent Komisyonu Başkanı Av. Ahmet İnan, Hesandîn halkı başta olmak üzere Diyarbakır halkı ve çevre örgütlerinin dünkü haklı tepkisinin ardından yoğun güvenlik önlemleri altında görülen duruşmada, Hesandînlilerin haklı mücadelesini savunduklarını söyledi. Doğa, çevre, yaşam alanı katliamı yanısıra şirketlerin yasal prosedürleri dahi yerine getirmemelerini gösterdiklerini söyledi. Talanın, eko-yıkımın durdurulması gerektiğini, insanların asırlardır yaşadıkları yaşam alanlarına yasal kılıflar altında dahil girilmemesinin kabul edilemeyeceğini sözlerine ekledi. Kararın 15 gün içerisinde kendilerine ulaşmasına beklediklerini ifade etti. Dosyanın takipçisi olduklarını ve mücadeleye aynı kararlılıkla devam edeceklerini dile getirdi.
Bölge Halkı Aylardır Direniyor
Duruşma öncesinde önceki gün İdare Mahkemesine yürüyen yurttaşlar, sermayenin yargının üzerindeki etkisine dikkat çekmek ve mahkemeyi doğa talanına geçit vermemesi konusunda uyarmıştı.
Aylardır doğal kaynaklarına, çevrelerine, sularına, ormanlarına, topraklarına sahip çıkan Hesandinliler, bölgede kurdukları çadırlarda nöbet tutmuş; maden alanında, Kulp merkezde ve son olarak Diyarbakır'da yürümüştü.




