Eğitim Sen Diyarbakır 1 No’lu Şube Eşbaşkanı Saliha Zorlu, kentte derinleşen eğitim sorunlarına ve anadilinde eğitim konusuna ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Anadilinde eğitimin temel bir hak ve toplumsal barışın teminatı olduğunu vurgulayan Zorlu, kent genelinde, özellikle de Bağlar ilçesinde yaşanan fiziki yetersizliklere, okul birleştirmelerine ve güvenlik krizine dikkat çekti.
Anadile erişim engelinin başlangıç eşitsizliğine yol açarak bireyleri eğitimden uzaklaştırdığını belirten Zorlu, sendika olarak "ana dil temelli çok dilli eğitim" modelini önerdiklerini dile getirdi. Bu modelin Türkiye’deki tüm halklar ve kaybolmaya yüz tutmuş diller için zorunluluk olduğunu ifade eden Zorlu, "Ana dil temelli çok dilli eğitimden kastettiğimiz resmi dili öğrenmeme değildir. Aksine, ana dilin eğitime dahil edilmesiyle resmi dilin kullanımı da güçlenir. Farklı dil ve kültürdeki bireylerin sisteme barışık şekilde dahil olması toplumsal barışa büyük katkı sunacaktır" dedi.
Bağlar’da Eğitime Deprem Darbesi: İkili Eğitim Çilesi Sürüyor
6 Şubat depremleri sonrası uzayan yıkım ve güçlendirme süreçlerinin fiziki altyapı krizini derinleştirdiğini kaydeden Zorlu, Okul birleştirmeleri nedeniyle yaygınlaşan sabahçı-öğlenci uygulamasının aşırı nüfus yoğunluğunu oluşturduğunu kaydetti. Ayrıca bu durumun öğrencileri yetersiz ve kalabalık geçici mekânlarda ders görmeye zorladığını dile getiren Saliha Zorlu, Bağlar’ın Bağcılar ve Oğlaklı gibi yeni yerleşim bölgelerine doğru hızla büyüdüğüne dikkat çekilerek, bu alanlardaki okul yatırımlarının nüfus artışının gerisinde kaldığını vurgulandı. Bağlar’ın coğrafi büyüklüğü ve nüfus yoğunluğunun eğitim süreçlerinin sevk ve idaresini zora soktuğunun altını çizen Zorlu, özellikle Bağlar ve Sur ilçelerinde güvenlik ve ulaşım sorunlarının tırmandığını belirtti. Okul bahçelerine yönelik geçici istihdam adımlarının sorunu çözmediğini söyleyen Saliha Zorlu, tüm okullara kadrolu güvenlik ve hizmetli personeli atanması gerektiğini paylaştı.
Son olarak Eğitim Sen Diyarbakır 1 No’lu Şube Eşbaşkanı Saliha Zorlu, güvenlik, erişilebilirlik ve sürdürülebilirliğin sağlanması için mülki amirler, veliler ve tüm eğitim bileşenlerinin ortak hareket etmesi gerektiğini belirterek sendika olarak sürece katkı sunmaya hazır olduklarını ifade etti.




