Cemaatin duyuru kanalı “Tevhid Gündemi”nin aktardığına göre Soruşturma dosyasında İzmir saldırısının failinin, Halis Bayancuk Hoca ve Haris Karadağ Hoca ile hiçbir bağlantısının bulunmadığı yönündeki net tespitler doğrultusunda, yurtdışı tedbiriyle iki hoca hakkında tahliye kararı verdi.
Üç gün önce evinde gözaltına alınan Ebu Hanzala cemaatin sosyal medya hesabından bu açıklamalar yapılmıştı: "Birileri bir yanlışa düşmüşse bunun sorumluluğunu Halis Hoca’ya yüklemek akıl dışıdır" denildi.
Açıklamada şunlar denildi:
Topluma “Biz inancı nedeniyle bu kişileri derdest ediyor ve yargılıyoruz.” diyemedikleri için yalan ve iftirayla suç algısı oluşturuldu. Bugün de birkaç ay önce İzmir’de yaşanan bir olay bahane edilerek aynı tutum sürdürülüyor. Eğer operasyon gerçekten o olay nedeniyle yapıldıysa, neden bu kadar zaman beklendi? Yanıt aslında uzak değil; son günlerde artan Kemalist sistem eleştirilerinde saklı olabilir mi?
29 Ekim ve 10 Kasım sürecinde yükselen tepkiler nedeniyle rejim istemediği sesleri bastırmak için sert yüzünü ortaya koyuyor olabilir mi? Hoca’mızın yanlış olduğunu açıkça beyan ettiği bir saldırıyla ilgili soruşturmaya dâhil edilmesi kabul edilebilecek bir şey değildir.
Muhtemelen “Şahıs, Halis Hoca’nın sohbetlerini dinlemiş, kitaplarını okumuş” gibi söylemler öne sürülerek trajikomik bir algı oluşturulacaktır. Sohbetleri halka açık olan, videoları sosyal medyada paylaşılan, kitapları resmi olarak basılan bir Hoca’nın eserlerine insanların ulaşması son derece normaldir. Birileri bir yanlışa düşmüşse bunun sorumluluğunu Halis Hoca’ya yüklemek akıl dışıdır. Sonuç olarak, on yılı aşkın süredir değişen hiçbir şey olmadığı açıkça görülmektedir."




