Diyarbakır'da faaliyet gösteren sivil toplum örgütleri İsrail ablukasını kırmak için Gazze'ye giden küresel sumud filosuna destek olmak için bugün Ulucami önünde basın toplantısı düzenledi. Diyarbakırlı vatandaşların yoğun katılım gösterdiği basın açıklamasında sık sık protesto sloganları atılırken, öfke sel olup aktı.

Sivil toplum kuruluşları adına basın açıklamasını İHH Diyarbakır Yönetim Kurulu Üyesi Recep Doğru okudu. Basın açıklamasında İsrail'e karşı küresel yaptırımların uygulanmasının gerekli olduğunu dile getiren Doğru, "Siyonist işgal rejiminin saldırıları en barbarca yöntemlerle devam etmektedir. Gazze harabeye dönüştürülmüş ve insanlık onuru ayaklar altına alınmıştır.

Her gün onlarca çocuk, kadın, yaşlı ve sivil insan acımasızca katledilmektedir. Gazze’de yaşananlar rakamların ötesine geçmiştir. Yaşanan vahşet, barbarlık ve insanlık dışı tüm uygulamalara seyirci kalmak insani tüm değerlerin yitirilmesi anlamına gelmektedir.

İşgal rejimi, Gazze’ye insani yardımların ulaşmasına engel olmaktadır. Bunun neticesinde bir halk, açlık, kıtlık ve ilaçsızlıkla ölüme terk edilmektedir.

İşgal rejimi, sınır kapılarından insani yardımların geçişine engel olmakta, açlığı soykırım silahı olarak kullanmaktadır.

Gazze’de silahların, bombaların katledemediği insanları işgal rejimi, açlık, kıtlık, ilaçsızlık ve susuzlukla yok etmektedir.

Gazze’de insani kriz hayal edilemeyecek duruma gelmiştir. Yetersiz beslenme ve açlık nedeniyle binlerce çocuk, kadın ve sivil insan şehid olmuştur.

Dicle Üniversitesi’nde takvim değişti: Dersler 28 Eylül’de başlayacak
Dicle Üniversitesi’nde takvim değişti: Dersler 28 Eylül’de başlayacak
İçeriği Görüntüle

Gazze’de yaklaşık 2 milyondan fazla kardeşimiz, yüksek derecede akut gıda güvensizliği ile karşı karşıya bırakılmıştır. 600 bine yakın kardeşimiz aşırı açlıktan ölüme yol açabilecek hastalıklara yakalanmıştır. 200 binden fazla çocuk akut yetersiz beslenme yüzünden tedaviye muhtaç hale gelmiştir" ifadeleri ile yaşanan soykırım hakkında bilgiler aktardı.

Gazze'nin insanlık davası olduğunu söyleyen Recep Doğru, farklı dil, din, ırk ve ideolojiye sahip, insanların ve dünya halkları zulme karşı tek ses, tek nefes olduğuna da dikkat çekti. Basın açıklamasının devamında, Küresel Sumud Filosu' nun uluslararası sularda alıkonulduğunu belirten Doğru, "Küresel Sumud Filosunda Türkiye’nin de bulunduğu 39 farklı ülkeden 345 katılımcı bulunmaktadır. Katılımcılardan 20’si Türkiye’den olmak üzere yüzlercesi alıkonulmuştur.

Gazze'ye 600 deniz mili uzaklıkta, Yunan kara sularından birkaç deniz mili açıkta düzenlenen korsan saldırıda sivillerin akıbetine ilişkin sağlıklı bilgi alınamamaktadır.

Başta Türkiye olmak üzere 39 ülke, uluslararası sularda hukuku çiğneyen korsan Siyonist işgal rejimine karşı vatandaşlarını korumak zorundadır. İşgal rejiminin korsanlığına karşı ciddi yaptırımlar uygulamalı, tüm aktivistlerin serbest bırakılması için gerekli baskıları yapmalıdır" dedi.

Uluslararası kurumlara yardım çağrısında bulunan Recep Doğru taleplerinin ise " Gazze’ye yönelik abluka derhal kaldırılmalıdır. Sınır kapıları hiçbir ön koşul olmaksızın derhal açılmalıdır.

Gazze’ye gıda, ilaç, yakıt, su, bebek maması, besin takviyeleri ve insani yardım derhal ulaştırılmalıdır.

Gazze’de işgal rejiminin işlediği soykırımı durduracak somut adımlar atılmalıdır.

İşgal rejimine ambargo uygulanmalı, silahların uluslararası insancıl hukukun ihlallerinde kullanılmasına izin verilmemelidir

HAMAS, siyasi, bürokratik ve askeri olarak desteklenmelidir.

İşgal rejimine karşı direnişe, silah, mühimmat, lojistik ve teknolojik destek verilmelidir.

İşgal rejiminin, ateşkes anlaşmasına geri dönmesi için ciddi yaptırımlara tabi tutulmalıdır.

İnsani yardımların ulaştırılması ve ateşkesin sağlanmasına yönelik askeri seçenekler masaya yatırılarak, barış gücü hareketi başlatılmalıdır.

Ulucamii Sumud Filosu

Uluslararası kararlar neticesinde, Gazze'de kalıcı ateşkesin sağlanması, işgalcilerin Gazze'den çekilmesi, Gazze'nin yeniden imar edilmesi, insani yardımların ulaştırılmasına yönelik söz konusu kararların pratikte yerine getirilmesi için Siyonist şer ittifakına karşı baskı yapılmalıdır.

Siyonist işgal rejimine destek sağlayan ürünleri boykot etmeye devam ediniz. Boykot en büyük silah olduğunu unutmayalım. Bir dönem değil, ömür boyu boykot bilinci ile hareket edilmelidir" olduğunu söyledi.

Konuşmasının son kısmımda mücadele kararlılığı vurgusu yapan İHH Diyarbakır İl Yönetim Kurulu Üyesi Recep Doğru,

"Siyonist işgal rejimi, denize dökülüp haritadan silinene kadar azim ve kararlılıkla Kudüs davasını savunmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.

Kaynak: TAHA YAYAN