Diyarbakır Terziler Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Saniye Atmaca, yerel zanaatın geleceğine ve tekstil sektöründeki istihdam potansiyeline ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Terziliğin yalnızca iğne ve iplikten ibaret olmadığını vurgulayan Başkan Atmaca kamu desteği, dijital dönüşüm ve usta-çırak ilişkisinin modernize edilmesiyle mesleğin bölge ekonomisinde devrim yaratabileceğini belirtti.

Diyarbakır’da Bilgi Rüzgarı: Finalistleri Ödüllerine Kavuştu
Diyarbakır’da Bilgi Rüzgarı: Finalistleri Ödüllerine Kavuştu
İçeriği Görüntüle

Diyarbakır’da geleneksel zanaatların korunması ve gençlerin istihdama katılması amacıyla yürütülen çalışmalara dikkat çeken Diyarbakır Terziler Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Saniye Atmaca, kamuoyunda "terzilik ölüyor" algısına karşı çıktı. Geçmişte kent kültürünün ve mahalle yaşamının en önemli unsurlarından biri olan terzihanelerin sayısındaki azalmayı değerlendiren Atmaca, sorunun mesleğin özünden değil, gençlerin bu alana bakış açısından ve uygulanan eğitim politikalarından kaynaklandığını dile getirdi.

"Okul Başka, Sektör Başka Olmamalı"

Gençlerin terziliği geleceği olan bir meslek olarak görmemesindeki en büyük etkenin yetersiz ve sahayla kopuk eğitim modelleri olduğuna değinen Başkan Atmaca, Meslek Liseleri ve Halk Eğitim Merkezlerinin acilen dönüşüme gitmesi gerektiğini belirtti. Teorik ve sınıf içi eğitimlerin tek başına yetersiz kaldığını vurgulayan Oda Başkanı Saniye Atmaca, " Geçmişte her mahallede bir terzimiz, sokaklarımıza ruh katan bir ustalığımız vardı. Bugün gençleri bu alana çekemememizin temel nedeni, onlara vizyoner bir gelecek sunamamış olmamızdır. Burada kamu kurumlarımıza hayatı bir görev düşüyor. Gençlerimize sadece kurs verip ellerine sertifika tutuşturmak çözüm değildir. onları henüz eğitim aşamasındayken gerçek iş hayatıyla, üretimin tam merkeziyle buluşturmalıyız. Meslek liselerinde ya da Halk Eğitim Merkezlerinde okuyan bir öğrenci, teoriyi okulda öğrenirken pratiği ustanın tezgâhında görmeli. Okul başka, sektör başka kulvarlarda koşmamalı. Biz oda olarak ustalarımızla öğrencilerimizi aynı masada, aynı atölyede bir araya getirmeye hazırız. Bize sadece belge sahibi bireyler değil, kumaşı tanıyan, üretimin sorumluluğunu alan ve mesleğini yaşatan gençler lazım" şeklinde konuşarak, hem durum tespitinde bulundu, hem de önerilerini sıraladı.

Çağdaş tekstil dünyasında terzilik tanımının bütünüyle değiştiğine işaret eden Saniye Atmaca, mesleğin prestijini artırmak için teknolojik entegrasyonun şart olduğunu söyledi. Geleneksel el becerisinin dijital imkânlarla harmanlanması gerektiğinin altını çizen Başkan Atmaca, yeni nesil terziliğin sınırlarını şöyle çizdi: "Gençlere 'gel terzi ol' demek tek başına hiçbir şey ifade etmiyor. Onlara bu mesleğin inovatif geleceğini göstermek zorundayız. Bugünün terzisi sadece kumaşı kesip diken kişi değildir. aynı zamanda bir tasarımcı, bir girişimci ve kendi markasının yöneticisidir. Bilgisayarlı kalıp hazırlama sistemlerini, dijital ölçü alım tekniklerini, modern moda akımlarını ve e-ticaret dinamiklerini bilen bir terzi, sadece kendi mahallesine değil, dünyayı giydirecek bir potansiyele ulaşır. Kendi markasını kurup sosyal medyadan veya uluslararası pazar yerlerinden satış yapan genç bir terzi, geleneksel ustalığı küresel ticaretle buluşturmuş demektir. Gençlere elindeki zanaatın, ömür boyu geçerli olan ve asla bilekten düşmeyen bir altın bilezik olduğunu anlatmalıyız."

Bölge Ekonomisine ve Kadın İstihdamına Can Suyu

Terzilik ve tekstil atölyelerinin geniş bir ekosisteme sahip olduğunu belirten Başkan Atmaca, bu sektörün mikro düzeyde kentsel istihdamı, makro düzeyde ise bölge ekonomisini doğrudan beslediğini ifade etti. Özellikle kadınların ve genç işsizlerin üretime katılması noktasında terziliğin görev alabileceğini belirten Başkan Atmaca, "Terzilik, tek bir kişinin dükkânında oturup paça boyu kısaltması değildir. Bir terzi dükkânı Büyüdükçe yanına çırak alır, kalfayla çalışır, atölyeleşir ve bir üretim üssüne dönüşür. Hazır giyim sanayisi ne kadar gelişirse gelişsin kişiye özel dikim, tadilat, özel gün kıyafetleri, kurumsal üniforma tasarımı gibi alanlar her zaman canlılığını koruyacaktır. Bu yönüyle terzilik, özellikle kadınlarımızın yeteneklerini ekonomik değere dönüştürmeleri ve kendi işlerinin patronu olmaları için muazzam bir fırsat kapısıdır. Küçük esnafı ve terzi atölyelerini desteklemek, doğrudan yerel kalkınmayı ve istihdamı desteklemektir" diye konuşarak, düşüncelerini paylaştı.

Esnafın Omuzundaki Yükler ve Çözüm Reçetesi

Sektörün içinden geçtiği zorlu döneme ve ustaların yaşadığı temel problemlere de değinen Oda Başkanı Atmaca, yüksek işletme maliyetleri ile yetişmiş eleman eksikliğinin esnafı ciddi şekilde zorladığını dile getirdi. Problemlerin çözümü için çok paydaşlı bir eylem planı öneren Başkan Atmaca, "Mesleki eğitimini tamamlayıp kendi iş yerini açmak isteyen genç girişimcilere düşük faizli krediler, makine-ekipman hibeleri ve vergi SGK kolaylıkları sağlanmalıdır. Hâlihazırda faaliyet gösteren kıdemli ustaların da yeni teknolojilere uyum sağlaması için oda ve kamu iş birliğiyle dijital tasarım, bilgisayarlı kalıp ve e-ticaret eğitimleri düzenlenmelidir. Küçük esnafın üzerindeki kira, yüksek enerji maliyetleri ve ağır kamusal yükler hafifletilerek atölyelerin ayakta kalması güvence altına alınmalıdır. Zanaatın toplumsal saygınlığını artıracak farkındalık projeleri yürütülmeli, kaybolmaya yüz tutan ustalığın sadece ekonomik faaliyet değil, kültürel bir miras olduğu bilinci yaygınlaştırılmalıdır" diyerek konuşmasını dile getirdiği tekliflerle tamamladı.

"Bizim kaybettiğimiz sadece mahalle aralarındaki terzihaneler değil, asırlık bir kültür, muazzam bir estetik anlayış ve nesillerden süzülen bir el emeğidir," diyen Diyarbakır Terziler Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Saniye Atmaca, "Ancak umutsuz değiliz. Doğru strateji, güçlü kamu desteği ve sahada kararlılıkla yürütülecek çalışmalarla terzilik zanaatını geleceğin en parlak mesleklerinden biri haline getirebiliriz. Biz oda olarak elimizi taşın altına koymaya hazırız," ifadeleriyle sorumluluk üstlenmeye hazır olduklarını açıkladı.

Muhabir: TAHA YAYAN