Turizm sezonunun açılmasıyla birlikte Diyarbakır, son bir aydır tarihi günlerinden birini yaşıyor. Kent merkezine akın eden yerli ve yabancı turistler, tarihi ve kültürel mekânlarda yoğun kalabalıklar oluşturuyor.
Diyarbakır’ın kalbi konumundaki tarihi Sur içi bölgesi, ziyaretçilerin en önemli uğrak noktası haline gelirken, kentin simgelerinden Hasanpaşa Hanı ve Mor Yakup Keldani Kilisesi’nde deyim yerindeyse "iğne atsan yere düşmeyecek" bir yoğunluk yaşanıyor.
"Algımızdaki Diyarbakır ile Gördüğümüz Kent Bambaşka"
Kenti ilk kez ziyaret edenlerin hayranlığını gizleyemediği Diyarbakır, misafirlerinden tam not alıyor. Kentin tarihi ve kültürel atmosferi karşısında büyülenenlerden biri de Sinop’tan Diyarbakır’ı görmeye gelen Süheyla Sabuncuoğlu oluyor. Sabuncuoğlu, fırsat bulması halinde kente tekrar geleceğini belirterek, kentin misafirperver olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Konuşmasının devamında ise Sabuncu oğlu, "Çeşitli dinlerin, mezheplerin, medeniyetlerin ve kültürlerin başkenti olan Diyarbakır'da bulunmak heyecan verici bir duyguya yöneltiyor. Özellikle Hasanpaşa Hanı, kiliseler ve Ulu Cami... Her noktada başka bir atmosfer, tarih ve yaşanmışlık var. Ben Sinop'tan geliyorum. Algımızdaki Diyarbakır ile gördüğüm kent bambaşka... Buraya tam anlamıyla bir kültür kenti diyebiliriz. Yöre ve bölge halkı inanılmaz misafirperver. Burada muazzam bir medeniyet var. İlk fırsatta tekrar geleceğim" şeklinde konuşarak yaşadığı duyguyu paylaştı.
Turizm Patlaması Esnafın Yüzünü Güldürüyor
Medeniyetlerin beşiği olan kentte yaşanan bu yoğunluk, hem yerel esnafın yüzünü güldürüyor hem de Diyarbakır’ın kültürel mirasının dünyaya tanıtılmasına büyük katkı sağlıyor. Son olarak tarihi sokaklarda yükselen çok dilli ve çok kültürlü ezgileri dinlemek isteyenleri kente davet ettiklerini dile getirdi.