Açıklamaya Yeni Yol Partisi Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, DEM Parti milletvekilleri Serhat Eren ve Adalet Kaya, Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti (GGC) Başkanı Felat Bozarslan ile DİSK Basın-İş ve Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) temsilcileri katıldı.

“Gazetecilik halkın yanında olmaktır”

Basın meslek örgütleri adına yapılan açıklamada, gazeteciliğin iktidarların, siyasilerin veya sermaye gruplarının değil, halkın yanında olması gerektiği vurgulandı. Gazeteciliğin suç, haberin tehdit ve gerçeğin sakıncalı görüldüğü bir ortamda sessiz kalmayacaklarını belirten temsilciler, sansür ve baskı uygulamalarına tepki gösterdi.

Açıklamada; televizyon kanallarına kayyum atanması, haber sitelerine erişim engelleri getirilmesi, gazetecilerin tutuklanması, sosyal medya hesaplarının kapatılması ve basın çalışanlarının ekonomik güvencesizlikle karşı karşıya kalması eleştirildi.

Gazetecilerin işçilerin hak mücadelelerini, kadınlara yönelik şiddeti, gençlerin sorunlarını, yoksulluğu ve kamu kaynaklarının kullanımını haberleştirmesinin mesleğin kamusal sorumluluğu olduğu ifade edildi. Gazeteciliğin siyasi iktidarın veya sermayenin çıkarlarını savunan bir alana dönüştürülemeyeceği kaydedildi.

“Gazetecilere yönelik baskı, toplumun haber alma hakkına müdahaledir”

Açıklamada, gazetecilerin iktidarı eleştiren haberler, kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin araştırmalar ve yolsuzluk iddialarına yönelik yayınlar nedeniyle baskıyla karşı karşıya kaldığı ileri sürüldü. Bazı gazetecilerin gözaltı, tutuklama ve ev hapsi gibi uygulamalarla karşılaştığı, bazılarının ise işini ve gelirini kaybettiği belirtildi.

Sansür ve otosansürün yalnızca basın çalışanlarını değil, toplumun tamamını etkilediğine dikkat çekilen açıklamada, vatandaşların doğru ve özgür bilgiye ulaşma hakkının korunması gerektiği vurgulandı.

Medya kuruluşlarına yönelik uygulamalara tepki

Son iki yılda çeşitli televizyon kanalları ve haber kuruluşlarının karşı karşıya kaldığı uygulamalara da değinilen açıklamada, bazı medya kuruluşlarına kayyum atanması, haber sitelerine erişim engelleri getirilmesi ve sosyal medya hesaplarının kapatılması eleştirildi. Bağımsız medya kuruluşlarının ekonomik sorunlar nedeniyle yayın hayatını sürdürmekte zorlandığı ifade edildi.

Basın meslek örgütleri, gazeteciler arasındaki dayanışmanın önemine de dikkat çekerek, gazeteciliğin yalnızca kişinin kendi yaşadığı baskıya karşı çıkmak olmadığını, farklı görüşlerden gazetecilerin de haber yapma hakkını savunmayı gerektirdiğini belirtti.

Fatih Erbakan  “Ana Dillerimiz Analarımızın Ak Sütü Gibi Helaldir”
Fatih Erbakan “Ana Dillerimiz Analarımızın Ak Sütü Gibi Helaldir”
İçeriği Görüntüle

Basın özgürlüğü için çağrı

Açıklamanın sonunda gazetecilerin özgürce mesleklerini yapabilmeleri için dayanışma çağrısı yapıldı. Basın özgürlüğünün yalnızca gazetecilerin değil, toplumun tüm kesimlerinin ortak meselesi olduğu vurgulanarak şu talepler sıralandı:

Tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması,Haberler üzerindeki yargısal baskıların sona erdirilmesi,Medyada kayyum uygulamalarına son verilmesi,Hukuka aykırı erişim engellerinin kaldırılması,Kamu reklam ve ilanlarının adil ve eşit dağıtılması,

Anayasa ile güvence altına alınan basın özgürlüğünü kısıtlayan uygulamalardan vazgeçilmesi.

Açıklama, “Özgür basın yoksa özgür toplum yoktur!” mesajıyla sona erdi.

Muhabir: NAİM DEMİR