İnsanlık tarihinin ve tarımın en eski tanıklarından biri olan Hevsel Bahçeleri, zamana meydan okuyan bereketiyle Diyarbakır’ın tarım kalbi olmayı sürdürüyor. Dicle Nehri’nin taşıdığı mineral zengini topraklar ve hayat veren sular sayesinde binlerce yıldır kesintisiz bir üretim merkezi olan kadim araziler, kentin en önemli doğal gıda deposu olma özelliğini koruyor. Hem tarihi dokusu hem de ekolojik değeriyle Hevsel, yaşayan bir tarım müzesi niteliği olma ünvanını zamana meydan okurcasına koruyor.
Tarihten bu yana ürün cenneti olan bahçelerde, yazlık ve kışlık sebzelerden en taze yeşilliklere kadar çok geniş bir yelpazede üretim yapılıyor. Domates, biber, marul ve ıspanak gibi temel gıdaların yanı sıra incir, elma, kayısı ve kentin simgesi haline gelen meşhur Diyarbakır karpuzu da bu topraklarda hayat buluyor. Ayrıca sebze ve meyvenin yanında buğday ve baklagil tarımı da gerçekleştiriliyor.
Hevsel’deki üretim kültürünün en büyük sırrı ise geleneklerin kuşaktan kuşağa aktarılması olduğu belirtiliyor.
Bölgede 10 yıldır çiftçilik yapan Mehmet Çaçan, tarihin köklü bağı ile tarım bereketinin yüksek olduğunu söylerken, "Burada aklınıza gelebilecek her türlü meyve ve sebze yetişiyor. Erik, elma, armut, ayva... Ben 10 yıldır buradayım ama burada işi dedesinden, babasından devralan, toprağı torununa emanet eden aileler var. Özellikle buranın kemer patlıcanı meşhurdur, büyüklüğü ve lezzetiyle görülmeye değerdir. Diyarbakır'ın mutfağını besleyen meyve de sebze de asırlardır bu topraklardan çıkıyor" diye konuştu.
Çiftçiler, geleneksel tarım yöntemlerinin modern çağın dinamiklerine karşı direnerek korunduğu Hevsel Bahçeleri, Diyarbakır için bir ekonomik kaynaktan çok daha fazlasını ifade ederken, doğal güzellikleri, biyoçeşitliliği ve binlerce yıllık kültürel birikimiyle geleceğe miras bırakılan bu eşsiz topraklar, kentin hem yeşil yüzü hem de sofralarındaki bereketin değişmeyen adresi olmaya devam edeceği değerlendiriliyor