Tarım ve hayvancılıkla geçinen yurttaşlar projelerin yaşam alanlarını etkileyeceğini belirtirken, avukat Ahmet İnan bölgedeki arkeolojik kalıntılara da dikkat çekiyor.
“Geçimimiz hayvancılığa bağlı”
Köylülerden Mehmetcan Kele, meraların hayvanların otlatıldığı temel alanlar olduğunu belirterek, projelerin hayvancılığı olumsuz etkileyebileceğini söyledi. Hayvanların su ihtiyacını karşılayan kanalın zarar görmesinden kaygı duyduklarını aktaran Kele, panellerin evlere yaklaşık 60 metre mesafede kurulmasının da endişe yarattığını ifade etti.
Köyde yaklaşık 120-130 hane bulunduğunu belirten Kele, meraların korunmasının kırsal yaşamın ve geçim kaynaklarının devamlılığı açısından hayati önem taşıdığını vurguladı.
Proje alanında arkeolojik bulgular
Projelerin hukuki sürecini takip eden avukat Ahmet İnan, iki santralin toplamda yaklaşık 800-840 dönümlük bir alanı kapsadığını ve bu alanların köylüler tarafından mera olarak kullanıldığını belirtti.
Bölgede yapılan incelemelerde seramik parçalarının tespit edildiğini aktaran İnan, bulguların ilgili Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’na bildirildiğini söyledi. İnan, arkeolojik nitelik taşıyan Hırap Bacar yerleşiminin sit alanı olarak tescillendiğini, ancak tescil sınırlarının GES proje alanının dışında kaldığını kaydetti.
Dava süreci sürüyor
Zenkar 1 ve Zenkar 2 projelerine ilişkin davalar Diyarbakır 1. İdare Mahkemesi’nde devam ediyor. İnan, bilirkişi raporlarında köylülerin geçimlerini hayvancılıkla sağladıklarına ilişkin tespitlerin yer aldığını belirterek, projelerin değerlendirilmesinde meraların yanı sıra bölgenin tarihi mirasının ve köylülerin geçim koşullarının da dikkate alınması gerektiğini ifade etti.




