Toplantıda, Diyarbakır Adliyesi ana hizmet binası ve ek hizmet binalarında yapılan incelemeler sonucu hazırlanan raporun detayları paylaşıldı. Açıklamada, engelli yurttaşların ve engelli avukatların adalete erişiminde ciddi ve sistematik engeller bulunduğu vurgulandı.
“Erişilebilir Olmayan Adalet, Adalet Değildir”
Basın açıklamasında, adaletin herkes için erişilebilir olması gerektiğine dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:
“Adalet, herkes için erişilebilir olmadığı sürece adalet değildir. Engellilerin adliyelere giremediği, duruşma salonlarına ulaşamadığı, kalemlerde işlem yapamadığı ve yargısal süreçlere fiilen katılamadığı bir sistem; hukuk devleti ilkesini zedelemekte, adil yargılanma hakkını ihlal etmektedir.”
Komisyon tarafından yapılan keşif çalışmasında, Diyarbakır’daki adliye binalarında engelli bireylerin bağımsız ve eşit şekilde hizmet almasını sağlayacak temel düzenlemelerin büyük ölçüde eksik olduğu belirtildi.

Görme, İşitme ve Bedensel Engelliler İçin Ciddi Eksiklikler
Raporda yer alan tespitlere göre:
Görme engelliler için hissedilebilir yüzey, yönlendirme sistemleri ve Braille alfabesiyle hazırlanmış etiketlerin büyük ölçüde bulunmadığı,
Bedensel engelliler açısından bina girişleri, turnikeler, asansörler ve duruşma salonlarının bağımsız erişime uygun olmadığı,
İşitme engelliler için adliyelerde işaret dili tercümanı bulunmadığı ve bu nedenle müracaat ile duruşma süreçlerinin fiilen yürütülemediği,
Engelli tuvaletlerinin ya hiç olmadığı ya da kilitli ve kullanılamaz durumda tutulduğu tespit edildi.
Bu eksikliklerin, engelli bireylerin yalnızca fiziksel değil, hukuki anlamda da dışlanmasına yol açtığı ifade edildi.
“Bu Durum Açık Bir Hak İhlalidir”
Açıklamada, mevcut tablonun Birleşmiş Milletler Engelli Haklarına İlişkin Sözleşme, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun başta olmak üzere ilgili mevzuat hükümlerine açıkça aykırı olduğu vurgulandı.
Erişilebilirliğin sağlanmamasının yalnızca idari bir eksiklik olmadığına dikkat çekilen açıklamada, bunun aynı zamanda bir hak ihlali ve idarenin hizmet kusuru anlamına geldiği belirtildi.
Bakanlığa ve Adalet Komisyonu’na Çağrı
Diyarbakır Barosu Engelli Hakları Komisyonu, erişilebilirlik meselesinin iyi niyet beyanlarına ya da geçici çözümlere bırakılamayacağını belirterek, sorumluluğun doğrudan Adalet Bakanlığı ve Adalet Komisyonları’nda olduğunu ifade etti.
Komisyon tarafından yapılan çağrıda:
Diyarbakır’daki tüm adliye binalarında kapsamlı ve bütüncül erişilebilirlik düzenlemelerinin derhal hayata geçirilmesi,
Tespit edilen eksiklikler konusunda gecikmeksizin işlem tesis edilmesi,
İşaret dili tercümanı istihdamı başta olmak üzere engellilerin yargısal süreçlere fiilen katılımını sağlayacak yapısal önlemlerin alınması,
Engelli avukatların mesleki faaliyetlerini eşit koşullarda sürdürebilmeleri için gerekli düzenlemelerin yapılması,
Erişilebilirliğin kişisel inisiyatiflerden çıkarılarak bağlayıcı ve denetlenebilir bir kurumsal politika haline getirilmesi talep edildi.
“Sürecin Takipçisi Olacağız”
Açıklamanın sonunda Diyarbakır Barosu Engelli Hakları Komisyonu, yapılacak düzenlemelerin takipçisi olacaklarını belirterek, gerekli idari başvuruların yapılacağını, sonuç alınamaması halinde ise yargısal ve uluslararası başvuru yollarının da değerlendirileceğini kamuoyuna duyurdu.
Toplantı, engelli bireylerin adalete eşit ve bağımsız erişiminin sağlanmasının bir tercih değil, anayasal ve uluslararası bir yükümlülük olduğu vurgusuyla sona erdi.



