Olayın Geçmişi
Geçtiğimiz aylarda Diyarbakır’da yaşanan olayda müşteki sıfatıyla şikayetçi olan T.K., bindiği takside sürücü S.Y.’nin kendisine yönelik fiziksel müdahalede bulunduğunu, zorla öpmeye çalıştığını ve telefonunu gasp ettiğini iddia etti. Şikayet üzerine başlatılan soruşturmanın ardından dosya ağır ceza mahkemesine taşındı.
Müştekinin İddiaları
Mahkemede ifade veren müşteki T.K., taksiyle evine gitmek üzere yola çıktığını, yolculuk sırasında parasının olmadığını söylediğini ve sürücüden yol üzerinde bir tekel bayisinden kendisine tekila almasını istediğini belirtti. Eve vardıklarında hem taksi ücretini hem de içki ücretini ödeyeceğini söylediğini ifade eden T.K., kapı önünde taksicinin kendisine saldırdığını, kolunu sıktığını ve zorla öpmeye çalıştığını ileri sürdü.
T.K., yaşanan arbede sırasında cep telefonunun da alındığını iddia ederek, olay sonrası panikle başka bir taksiye binip karakola gitmek istediğini, durumu ikinci taksi şoförüne anlattığını ve yapılan anons sonucunda telefonunun bir taksi durağında bulunduğunu öğrendiğini söyledi. Söz konusu durağa gittiğinde bazı taksicilerin kendisine hakaret ettiğini iddia eden T.K., taksi ve içki ücretini ödedikten sonra telefonunu geri aldığını ve ardından polise başvurduğunu dile getirdi.
Sanığın Savunması
Sanık taksici S.Y. ise iddiaları reddederek olayın farklı şekilde geliştiğini savundu. Müştekinin taksisine bindiğini ve yol üzerinde kendisine içki aldırdığını belirten S.Y., ücretin evde ödeneceğinin söylendiğini ifade etti. Eve vardıklarında müştekinin ödeme yapmak için telefonunu rehin bıraktığını ve “parayı getirip geleceğini” söylediğini aktaran sanık, uzun süre beklemesine rağmen müştekinin geri dönmediğini, bunun üzerine çalıştığı taksi durağına giderek durumu anlattığını ve telefonu oraya bıraktığını söyledi.
Tanık Beyanları
Duruşmada dinlenen taksi durağı sahibi tanık ise müştekinin daha önce de benzer şekilde bazı taksicilerle sorun yaşadığını, ücret ödemeden tartışmalar çıkardığını iddia etti. Tanık, bu iddialara ilişkin ellerinde görüntü bulunduğunu da öne sürdü.
Mahkemenin Değerlendirmesi
Mahkeme heyeti, dosya kapsamındaki beyanları, tanık ifadelerini ve adli raporları birlikte değerlendirdi. Kararda, müştekinin darp edildiğine ilişkin iddiaların doktor raporunda yalnızca “kolda hassasiyet” gibi objektif bulgulara dayanmayan ifadeler içerdiği, somut bir yaralanmanın tespit edilemediği vurgulandı.
Ayrıca, telefonun zorla alındığına dair müştekinin beyanı dışında herhangi bir somut delilin bulunmadığına dikkat çekildi. Sanığın, telefonun ücret karşılığı rehin bırakıldığı yönündeki savunmasının aksini kesin şekilde ortaya koyan delil elde edilemediği ifade edildi.
Beraat Kararı
Tüm bu değerlendirmeler ışığında mahkeme, “nitelikli yağma”, “yaralama” ve “mala zarar verme” suçlarının sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığına hükmetti. Evrensel ceza hukuku ilkelerinden olan “masumiyet karinesi” gereği, şüpheden sanığın yararlanacağı ilkesini dikkate alan mahkeme heyeti, sanığın üzerine atılı suçlardan ayrı ayrı beraatine karar verdi.
Karar, benzer nitelikteki uyuşmazlıklarda somut delilin önemini bir kez daha gündeme getirirken, taraf beyanlarının tek başına hüküm kurmaya yeterli olmadığına işaret etti.





